MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/76 E., 2024/107 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara Batı 2. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/169 E., 2023/373 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan ...'ın 15.02.2011 tarihinde meydana gelen olay sonucu vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya dava dışı Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş.'nin kusuru ile sebep olduğunu, illiyet bağının kesilmesi nedeniyle müvekkiline kusur atfedilmemesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile
1-Davacı ... yönünden 927.634,96 TL,
Davacı ... yönünden 2.702,08 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi 16.02.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2- Davacı ... yönünden 50.000,00 TL,
Davacı ... yönünden 25.000,00 TL
Davacı ... yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.07.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 15.02.2011 tarihinde 16.00-24.00 vardiyasında, davalı işyerinde bulunan 2 no.lu nizamiyenin önünden geçen yolun karşı tarafında, nizamiyeye 30 metre uzaklıktaki doğalgaz hattında kaçak oluşması sonucunda güvenlik kulübesinde yangın ve patlama meydana gelmesi üzerine davacılar murisinin kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, hükme esas alınan heyet kusur raporunda, davalı işverenin %20 oranında, dava dışı Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş.'nin %80 oranında kusurlu olduğu, davacılar murisinin ise kusurunun bulunmadığının değerlendirildiği, Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi heyet raporunun, aynı olaya ilişkin Ankara 13. İş Mahkemesinin 2015/1689 E. sayılı dosyasında alınan kusur raporu ile aynı doğrultuda olduğu, 4857 sayılı Kanun’un 77. maddesinin öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyetini ve oranını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptandığı, davalının istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davalının esasa ilişkin itirazları haklı görülmemiş ise de davalının harçtan muaf olduğu hususunun İlk Derece Mahkemesi tarafından gözetilmemesi nedeniyle kararın bu yönden düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle
A)Davalının harç muafiyetine dair istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının (bu yönden) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1) b) 2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
B)Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile
1-Davacı ... yönünden 927.634,96 TL,
Davacı ... yönünden 2.702,08 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 15.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
Davacı ... yönünden 50.000,00 TL,
Davacı ... yönünden 25.000,00 TL,
Davacı ... yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 15.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
2-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Karara dayanak raporun hatalı olduğunu, olayda sinyalizasyon hattı ile doğalgaz hattı arasında en az 2-3 metre mesafe bulunduğunu, bunun dosyadaki tutanaklar ile sabit olduğunu, bu tip durumlarda ancak hat üzerinden geçiyorsa idarenin bilgilendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin idareyi bilgilendirme yükümlülüğü olmadığını,
b. Keşif dahi yapılmadan rapor verildiğini,
c. Gaz kaçağı için 187 acil hattının müvekkili şirket çalışanınca saatler önce arandığını, profesyonel bir teknik ekibin geldiğini, ancak hiçbir uyarıda bulunulmadığını, illiyet bağının 3. kişinin kusuru ile kesildiğini,
d. Aktüerya hesaplamalarında yer alan tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
3. Değerlendirme
1.Davacı çocuk ... için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
c.Dosya içeriğine göre temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Davacı eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı çocuk ... için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davacı eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.