MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'un davalılar ... ve ...'e ait işyeri olan ...'de 01.09.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, bu tarihten itibaren aralıksız ve sürekli olarak 19 Ekim 2016 tarihine kadar çalıştığını, fakat davalı işverenlerin davacının devamlı surette işten ayrılmadan sürekli olarak çalıştığı halde 2010 yılında hiç bir gün bile sigorta primi yatırmadığını, 2011 yılında da 12 ay bifiil çalıştığı halde bir gün bile sigorta primini yatırmadığını, diğer 2013, 2014, 2015, 2016 yıllarında da eksik prim yatırıldığını, davalıların haksız ve tek taraflı olarak davacıyı işten çıkartıp iş akdini fesih ettiklerini, hatta hakaret ve tehditle zorla işten kovduklarını, 01.09.2010 tarihinden beri devamlı surette her gün çalıştığı halde sigorta primlerinin düzenli olarak yatırılmadığını, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları ve alacakları saklı kalmak üzere davacının 01.09.2010 tarihinden 19.10.2016 tarihine kadar çalıştığının (hizmetinin) ve eksik sigorta günlerinin tesbitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; fer’i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumlarının kayıtlarının tetkikinde davacının 2 ... 01 01 ... ... sicil numaralı işyerinde ... Sağlık Grup Başkanlığı elemanları tarafından 10.01.2013 tarihinde yapılan Portör Muayenesi sonucu düzenlenen tutanak ile fiilen çalıştığının tespit edildiğini, bu nedenle davacının 10.01.2013 tarihi itibariye işe giriş bildirgesinin 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesine istinaden işveren tarafından tanzim edilmediği için re'sen düzenlenerek işleme alındığını ve işverenler aleyhine idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, davacıya ait hizmet dökümü incelendiğinde diğer davalılara ait işyerinden 10.01.2013 tarihinde işe girişinin yapıldığını ve 2013 yılında 343 gün, 2014 yılında 137 gün, 2015 yılında 360 gün, 2016 yılında ise 163 gün sigortalı çalışmasının bulunduğunun görüleceğini ancak 2015 yılına ait talebinde hukuki yararı bulunmadığını, davacının diğer davalı işyerinde fasılalı çalıştığını, hizmet tespiti davalarında çalışmanın maddi bir olgu olduğundan çalışma iddiasının tanık beyanları ile ispatının mümkün olduğunu, ancak fasılalı çalışma durumunda Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere çalışmanın fasılalı geçtiği karinesinin aksinin ancak yazılı belgelerle ispat edilebileceğini, Kurum kayıtlarının asıl olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi gereği hak düşümü nedeniyle geriye dönük 5 yıllık talepler hakkında davanın reddini talep ettiklerini, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma re’sen ihbar edildiğini, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer’i müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığını, izah edilen nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalılara ait 2 ... 01 01 ..... sicil sayılı davalılara ait iş yerinde 01.09.2010-19.10.2016 tarihleri arasında kesintisiz olarak toplam 2240 gün hizmet akdine dayalı sigortalı çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar vermiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçelerinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.