MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/146 E., 2022/567 K.
Taraflar arasında görülen fazla ödenen primlerin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili, Jandarma Dikimevi Müdürlüğü ve Lojistik Komutanlığı Destek Kıtaları Komutanlığı işçi ücretleri ile ilgili Ankara Defterdarlığı Jandarma Saymanlık Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonucu, işçilere izne ayrılmadıkları hâlde izne ayrılmış gibi gösterilerek fazla ve yersiz izin ücreti ödendiği ve buna bağlı olarak da 2001-2003 yılları arasında Sosyal Güvenlik Kurumu adına 15.190,00TL tutarında yersiz prim kesintisi yapıldığı anlaşılarak bu ödemenin yasal faizi ile birlikte tahsili için Ankara 17. İş Mahkemesinde alacak davası açıldığını, davanın kabulüne ilişkin kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından işyerinin İçişleri Bakanlığına bağlı olması nedeniyle Maliye Hazinesi tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerektiği gerekçesiyle bozulduğunu, bu eksikliğin tamamlanması mümkün iken, Mahkemece dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiğini, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesi üzerine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun/TBK) 158. maddesindeki hüküm dikkate alınarak 60 günlük ek süre içinde dava açıldığını ileri sürerek, 15.190,00TL fazla ve yersiz ödemenin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılacak yazışmalar sonucu kapsamlı cevap verme hakkı saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.05.2014 tarihli ve 2013/15 E. 2014/865 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 15.900.00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle davalı Kurumdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 05.11.2015 tarihli ve 2014/24386 E. 2015/18723 K. sayılı ilamında; mahkemece dava tarihi 07.01.2013 olarak kabul edilerek, istirdat konusu primlerin işçi ve işveren hissesine düşen kısımlarının ne kadar olduğu ve primlerin kimler tarafından, hangi tarihte ödendiği de araştırılarak, zamanaşımı ve alacağın esası bakımından elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B.Mahkemenin 26.05.2016 tarihli, 2016/1003 E, 2016/276 K. Sayılı kararı ile önceki kararda direnilmiş, direnme kararı davalı Kurum tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.02.2021 tarihli, 2016710-2771 E, 2021/159 K. Sayılı kararı ile; somut olayda; direnme kararında önceki kararın gerekçesi ile bozma kararına yer verildikten sonra, "...Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce Yargıtay ilamına direnilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." yazılmak suretiyle direnildiği, bu hâli ile Anayasa'nın ve HMK'nın aradığı anlamda herhangi bir gerekçe oluşturulmadan sadece "direnildiği" belirtilerek verilen direnme kararının Özel Daire bozma kararının hangi neden ya da nedenlerle yerinde olmadığına ilişkin açıklama ve gerekçe içermediği, Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrası ile ona koşut düzenleme içeren HMK’nın 297. maddesindeki hükümler gözetilerek ve özellikle bozma kararında yer verilen bozma nedenlerine karşı, direnmenin gerekçesini de (gerekirse yeni bir hüküm oluşturmayacak şekilde yasal sınırlarda genişleterek) açıkça kaleme alarak anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte direnme kararı verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne, davacı tarafından davalı kuruma yanlış ve yersiz olarak yatırılan toplam 6.053,64 TL'nin her bir aya ilişkin primin kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili, kısmen kabul kararının yerinde olmadığını talep etmiştir.
2-Davalı vekili, yeterli inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, fazla ödenen primlerin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438. maddesinin 7, 8, 9. fıkraları ile 439. maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı Kanun'un 80, 84. maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.