MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/626 E., 2024/2785 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 16. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/227 E., 2022/296 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının işe girdiği tarihten ayrıldığı tarihe kadar kesintisiz olarak davalı işyerinde çalıştığını, ancak davacının çalışmasının işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmiş ise de kesintisiz çalıştığı halde 1987/2, 1988/2-3 yıl ve dönemlerine ait bordroların verilmediği ve bu dönemlere ait sigorta primleri ödenmediğinden, SGK'nın çalışmaları sigortalı hizmet olarak kabul etmediğini, oysaki davacının bu dönemlerde çalıştığını ve her ay düzenli olarak maaşlarını da aldığını belirterek, davacının 1987 yılının 2. dönemine tekabül eden 01.05.1987-31.08.1987, 1988 yılının 2. dönemine tekabül eden 01.05.1988-31.08.1988, 1988 yılının 3. dönemine tekabül eden 01.09.1988-31.12.1988, 1991 yılının 1 dönemine tekabül eden 01.01.1991-30.04.1991 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının, bu çalışmasının sigortalı çalışma olduğunun tespitine, Kurum kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idareye yüklenebilecek hiçbir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, davacının ilk olarak 28.08.1992 tarih 6190/30 sayılı yazı ekinde SSK ... Sigorta Müdürlüğüne 1987/2, 1988/2-3 1991/1 dönemlerine ait aylık prim bordrolarının gönderildiğini, SGK tarafından 23.10.2008 tarih ve 096556 sayılı yazısı ile ... Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait 1987/2, 1988/2-3 ve 1991/1. dönemlere ilişkin bordroların onaylı suretlerinin gönderilmesi istenilmiş olup işçilerin anılan dönemlere ait 4 aylık dönem bordrolarının gönderildiğini, aralarında davacının da bulunduğu personellerin eksik görünen dönemlerinin yazı ekinde gönderilen dönem bordrolarına göre düzeltilmesinin istenildiğini, dönem bordrolarının geç bildiriminden dolayı kesilen idari para cezalarının ödenmesine rağmen, kesilen primlerin hizmete sayılmadığını ve konuyla ilgili müvekkili idareye herhangi bir cevap verilmediğini belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davacının, 01.05.1987-31.08.1987, 01.05.1988-31.08.1988, 01.09.1988-31.12.1988, 01.01.1991-30.04.1991 tarihleri arasında davalı işyerinde hizmet akdi ile çalışıp çalışmadığının tespitine ilişkin olduğu, davalı işyerinin sonradan bordro göndererek tescil talebinin Kurum tarafından kabul edilmediği, davacının hizmet cetveli, Kurum kayıtları, davalı işyerinin davacıya ilişkin izin kullanma, sevk ve tedavi kayıtları, davacı için dava konusu edilen sürelerin öncesi ve sonrasına ilişkin yapılan bildirimler, bordro tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamı karşısında davacının dava konusu dönemde kesintisiz olarak hizmet akdi ile davalı işyerinde çalıştığı kanaatine varılarak, Kuruma zaten bildirim yapılan 1991 yılı 1. dönem içinde kalan 97 gün için dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine, dava konusu diğer süreler yönünden davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile
a)Davacının davalı işyerinden Kuruma bildirilen süreler dışında 34893 sicil sayılı davalı işyerinde 1987 yılı 2. döneminde 120 gün, 1988 yılı 2. döneminde 120 gün, 1988 yılı 3. döneminde 120 gün, 202675 sicil sayılı davalı işyerinde 1991 yılı 1. döneminde 23 gün daha hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine,
b) Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre davacının 30.12.1986 tarihinden 2013 yılı sonuna kadar davalı iş yerinden bildirimlerinin yapıldığı, 1987/2, 1988/2-3. dönemlerinde bildiriminin bulunmadığı, 1991/1. dönemde ise 97 gün bildirim yapılarak 23 gün bildirim yapılmadığı, davalı tarafından 13.11.2014 tarihinde Kuruma 1987/2-1988/2-1988/3. dönem bordrolarının gönderilerek tescil talebinde bulunulduğu, Kurum tarafından kanuni sürelerden sonra verilen evraklara ilişkin civar soruşturması yapılmasının fayda getirmeyeceği kanaati ile araştırma yapılmayarak evrakların işleme konulmamasının uygun olacağına ilişkin denetim raporu düzenlendiği, davacı adına Haziran, Ağustos 1987, Eylül, Aralık 1988 tarihlerinde yıllık izin kullanma belgesinin mevcut olduğu, Haziran, Temmuz 1987'de hastane sevk yazısı olduğu, Şubat 1991'de sigortalı olarak tedavi görme kaydı bulunduğu, dinlenen bordro tanıklarının davacının dava konusu edilen dönemlerde geçen çalışmalarını doğruladıkları anlaşıldığından Mahkemece kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik görünen günler için gerekli belgelerin Kuruma verildiğini, buna ilişkin olarak idari para cezalarının da ödendiğini, ancak Kurum tarafından kendilerine bir cevap verilmediğini, üzerlerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum tarafından yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.