MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı iş yerinde 03.11.2015-17.05.2017 tarihleri arasında dönerci ustası olarak aralıksız çalıştığını, davalı işverenin 07.03.2016-12.08.2016 tarihleri arasında çalışmasına rağmen sigortalı hizmetlerinin Kuruma bildirilmediğini belirterek; davacının davalı iş yerinde 07.03.2016-12.08.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili; davacının iddialarının haksız ve gerçek dışı olduğunu, 03.11.2015 tarihinde döner bölümünde yardımcı elemanı olarak işe başladığını, daha önce çalıştığı iş yerine işe iade davası açtığını, eski iş yeri ile ilgili davasının sona ermesi halinde tekrar müvekkili firmada çalışmak istediğini beyan ederek kendi isteği ile 07.03.2016 tarihinde işten ayrıldığını, 12.08.2016 tarihinde müvekkil firma işyerine gelerek davalarının sonuçlandığını kazandığını ve artık çalışmasında bir engel olmadığını beyan etmesi üzerine 12.08.2016 tarihinde tekrar işe başlatıldığını, davacının bu beş aylık dönemde daha önceki işverene karşı açmış olduğu dava nedeniyle işten ayrılmış olduğunu belirterek; davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili; Kurumun bu davadaki durumunun fer'i müdahil olduğunu aleyhine hüküm kurulamayacağını, tespit isteminin hak düşürücü süreye uğradığını, çalışma olgusunun yöntemince araştırılmadığını, kamu düzenine ilişkin eldeki davada resen inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini, Kurum kayıtlarında davacının çalışmasını doğrulayan kayıt ve belge bulunmadığından tanık sözleriyle kanıtlanmasını kabul etmediklerini, Kurum uyuşmazlık çıkmasına neden olmadığından aleyhine yargılama masrafı ve avukatlık ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen davacı tanıklarının aynı zamanda bordro tanıkları oldukları, tanıklar ... ve ...'in beyanlarının tutarlı ve birbiri ile uyumlu olduğu anlaşılmakla Mahkemece esas alındığı, tanıkların davacının kesintisiz çalışma iddiasını doğruladıkları, her ne kadar davalı vekili talep edilen dönemde
davacının önceki işvereni aleyhine açtığı “işe iade davası” nedeni ile işten kendi isteği ile
ayrıldığını beyan etmiş ise de dosya arasına alınan İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesinin 2011/137 Esas sayılı dosyasının, davacının davalı ... Gıda İşletmeleri İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açtığı işçilik alacaklarına ilişkin alacak davası olduğunun anlaşıldığı,
davada hizmet tespitinin yanında prime esas kazancın tespitine yönelik herhangi bir talep bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davacının, alt sınır kazançlar dikkate alınarak davanın kabulü ile
Davacı ...'in davalı ... sicil numaralı ... Yemek Hizmetleri İnş. Nakl. Turzm. San. ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı iş yerinde, 08.03.2016-11.08.2016 süresi için, 123 Gün ve günlük 54,90 TL ücretle hizmet akdiyle, 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf kanun yoluna başvuran taraf ve HMK'nın 355. maddesine göre istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan istinaf incelemesine göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı şirket vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca oy birliğiyle esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; öncelikle hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava açılmadan önce Kuruma başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, çalışma olgusunun kanıtlanması bakımından Yargıtay içtihatları ile belirlenen ilkelere uygun araştırma ve inceleme yapılması gerektiğini, resmi kayıt ve belgelerin aksinin tanık sözleri ile kanıtlanamayacağını, tanıkların Yargıtayın aradığı şartlara sahip olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.