MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davacının davalı ...'nın yanında (otomobil tamircisi) çalışmakta iken 14.09.2015 tarihinde metal parçası gözüne isabet ettiğini, bu yolla özürlü kalacak şekilde (sol gözde görme kaybı) yaralandığını ileri sürerek davacının özürlü kalmasına neden olan olayın iş kazası olduğunun tespitine, davacıya aylık/gelir bağlanması, ödenmeyen aylıkların hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde özet olarak; davacının tarafına ait işyerinde çalışmadığını, davacının ara yerlerde tamir işi yaptığını, kendi Bağ-Kur primlerinin kendisi yatırdığını, davalı bu durumları kendisine yönelik olarak çevirmeye durumlardan nemalanmayı meslek haline getirdiğini ileri sürerek; davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde sonuç olarak; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarının çelişkili oldukları gözetilerek hangi yöndeki tanık beyanına üstünlük tanınması gerektiği sorununun irdelenmesi gerekirken bu yapılmadan ve tanık beyanları üzerinde durulmadan karara gidilmesinin hatalı olduğunu bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 14.09.2015 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.