MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/2276 E., 2024/2378 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Senirkent Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2018/99 E., 2024/28 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ... ’ın iş kazasında vefatı nedeniyle destekten yoksun kalan eşi ... için 1.091.829,73 TL, çocukları ... için 4.021,52 TL ve ... için 47.169,27 TL maddi tazminatın ve her bir davacı yönünden 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduğunu, kazanın davacılar murisinin kusuru ile meydana geldiğini, davacı tarafın talep ettiği tazminat miktarın sebepsiz zenginleşme maksadı taşıdığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana geldiği atmosfer kontrollü oda olarak adlandırılan soğuk hava deposuna ait ve içerideki ürünlerin izlenmesi amacıyla bulunan pencerenin içeriden açılamıyor olması, kapı kilitlendikten sonra her ne kadar içeriye giriş izni olmasa dahi kazanın da meydana geldiği şekliyle içeriye giren kişinin çalıştırabileceği ve yardım isteyebileceği uyarı/ikaz butonu bulunmaması, çalışanların dikkatsizlik vb. sebeplerle içeri girmelerini önleyici nitelikte güvenlik sistemleri tesis edilmemesi, yapılan çalışmaların önceden planlanarak ve çalışanların karşılaşabilecekleri riskler de göz önünde bulundurularak yeterli koruma önlemlerinin alınmaması, ayrıca oksijen seviyesi sınır değerlerin altında olan soğuk hava depolarında çalışmalarda alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığının izlenmediği, denetlemediği ve uygunsuzlukların giderilmesinin sağlanması için geniş bir kontrol mekanizmasının kurulmaması, kazalıya iş sağlığı ve güvenliğine yönelik davranış değişikliği sağlamayı ve eğitimlerde aktarılan bilgilerin öneminin kavranması amacıyla, yapacağı iş ve işyerine özgü riskler ve olağanüstü durumlar ile ilgili korunma tedbirlerini içeren konularda öncelikli olarak eğitilmesini sağlamayan ve iş güvenliğini çalışanların inisiyatifine bırakan davalı şirket yetkililerinin kazanın meydana gelmesinde etkili ve etken olduğu ve kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu, davacı sigortalısının yaşı ve tecrübesi itibariyle tehlikeyi öngörebilecek aklıselim bir kişi olmasına rağmen, oksijen düzeyin sınır değerlerin altında olan soğuk hava deposuna güvenlik prosedürlerine uymadan girmesi, oksijen kontrollü olarak adlandırılan odaların çalışma prensibini bilmesine rağmen kendi ... güvenliğini sağlamada yeterli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle kaza olayında %50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, manevi tazminat talebine ilişkin olarak ise manevi tazminatın zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlandığı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle "davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.091.829,73 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 27.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.11.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 47.169,27 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 27.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.11.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 4.021,52 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 27.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.11.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının maddi olayın cereyan etmesinde iş sağlığı ve iş güvenliği hükümlerine aykırı kusurlu hareketi bulunmadığından maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm tesis edildiğini, maddi olaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Senirkent Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/125 Esas, 2023/60 Karar sayılı dava dosyasındaki kusur raporunda maktulün (sigortalı) olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacıların manevi tazminat isteminin somut olaydaki kusur durumuna göre reddi gerektiğini, Mahkemece somut olaya göre ve TBK 51. ve 52. maddesindeki hususlara uygun değerlendirme ve inceleme yapılmadan manevi tazminat miktarı takdir edildiğini, reddedilen manevi tazminat istemlerine ilişkin her bir davacının ayrı ayrı davalı tarafa vekalet ret ücreti ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A) Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 ,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.