MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının 01.08.2007 tarihinde 1901199503928 sicil numarası ile 2925 sayılı Kanuna tabi Tarım Sigortalısı olarak sosyal güvenceye alındığını, davacının Tarım Bağ-Kur kaydından önce 4/1-a kapsamında SSK kaydının bulunduğunu, davacının 01.08.2007 tarihinden itibaren ...üzerine kayıtlı olan tarlalarda tarım işi ile uğraşmaya başladığını, tarım işçisi olarak çalışmaya başladığından bu yana düzenli bir şekilde sigorta primlerinin ödendiğini, SGK'nın davacının 09.03.2016-24.08.2017 tarihleri arasında yurt dışında olduğunu iddia ederek 2019/9 sayılı genelge gereği 09.03.2016 tarihi itibariyle haksız ve hukuksuz bir şekilde tarım sigortalılığını sona erdirdiğini, davacının bu tarihler arasında kısa bir süreliğine yurt dışına tarım fuarlarını ziyaret etmek amacıyla çıktığını, 16.11.2020 tarihinde davacı adına Kuruma ödenen primlerin tekrar işletilmesi, bu mümkün değilse ödenen prim ücretlerinin geri iade edilmesi hakkında başvuru yapıldığını, 30.11.2020 tarihinde Kurumun cevap verdiğini, özetle 2019/9 genelge gereği iptal edildiğini ve 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ödenen primlerin geri iade edilemeyeceğini belirttiğini, oysa ki mezkur Kanun'un 89. maddesinin 3. fıkrasında; “... Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya, genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanuni faizi ile birlikte geri verilir. Kanun faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanunu'nun 65. maddesi hükmü saklıdır...” hükmünün yer aldığını, lakin maddenin atıfta bulunduğu Borçlar Kanunu'nun 65. maddesinin bu konuyla bir ilgisinin olmadığını, Kurumun yaptığı işlemin hukuki dayanağının bulunmadığını iddia etmiş ve yukarıda arz edildiği üzere öncelikle iptal edilen sigorta prim gün sayısının tekrar işletilmesini veya 5510 sayılı Kanun'un 89. madde 3. fıkra gereğince davacının ödemiş olduğu primlerin geri iade verilmesi kararının verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının terditli olarak açtığı davasındaki 2925 sayılı Kanun'a tabi Tarım Sigortalılığının iptaline yönelik Kurum işleminin iptali talebinin reddine, Kuruma ödemiş olduğu primlerin iadesine yönelik talebinin kabulü ile davacının iptal edilen sigortalılığı kapsamında kendisinden tahsil edilen primlerin davacıya iade edilmesi gerektiğinin tespitine, aksine yönelik Kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, terditli taleple açılan davada, kısmen kabul kararı verilmesi durumunda davalı tarafa vekalet ücretinin hükmedilemeyeceğini beyan etmektedir.
2.Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, prim iadesine hükmedilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali, mümkün olmadığı taktirde ödediği primlerin iadesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle tanıkların beyanları, denetmen raporuna göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.