MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı iş yerinde 1987 yılında 14 günlük çalışmasının tespitini talep etmiş, yargılama aşamasında talebinin 02.05.1987 tarihindeki çalışmasının tespiti olduğunu ileri sürmüştür.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli 2018/89 Esas 2020/41 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli 2020/1087 Esas 2022/449 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 30.12.2021 tarihli 2021/6226 Esas, 2021/17032 Karar sayılı ilamında; eksik inceleme sonucu karar verildiği gerekçesine dayalı olarak karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.