MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/343 E., 2023/569 K.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum zararının 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca rücuan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Petrol Ürünleri Tic. Ltd. Şti. vekili 23.06.2012 havale tarihli cevap dilekçesinde; davanın 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesine dayandığını, yasanın işverenin sorumluluğunun işverenin kastı veya mevzuata aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmesi halinde bulunduğunu, kaza sonrası yapılan incelemeler ve Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/47 esas sayılı dosyasında yapılan keşifte verilen bilirkişi raporlarında işverenin gerekli tüm önlemleri almış olduğunun belirlendiğini, olayın oluş şekli itibariyle işverene izafe edilecek bir kusurun olmaığını, işçinin deneyimli bir işçi olduğunu, yüklü vagonla kafese binilmesinin yasak olduğunu bildiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.12.2015 tarihli kararı ile "1-davanın kabulü ile 19.788,29 TL peşin değerli gelirin onay tarihi olan 27.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı kuruma verilmesine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ile davalı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 30.03.2023 tarihli kararında; "...1. edeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Ceza Mahkemesinde verilen kararla kesinleşen maddi olguya dayalı olarak, vefat eden kazalı ... ile davalı ..., ... ve ... murisi ... , mesai saatleri içerisinde maden cevheri taşımakta kullanılan asansöre cevher yüklü vagonla birlikte binmeleri yasak olmasına rağmen binmeleri neticesinde düştükleri, bu kaza neticesinde ölmeleri şeklinde gerçekleşen eylem nedeniyle verilen %25 kusurun her birinin işverene karşı kusuru olup birbirlerinin ölümünden dolayı kusurlarının bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 14.11.2023 tarihli kararı ile "1-konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.