MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yaşlılık aylığının iptaline dair Kurum işleminin iptaline, davacının dava dışı işyerinde 21.01.2016 - 25.01.2016 tarihleri arasında aralıksız, sürekli, gerçek ve fiili olarak çalıştığının, Kuruma borçlu olmadığının tespitine, ödenmeyen yaşlılık aylığının tekrar bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise yine Kurum işleminin iptali ile davacıya 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin b bendi uyarınca aylık bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davanın Kurum tarafından yapılan denetim raporuna dayalı hizmet iptalinin iptali, hizmetlerin yeniden kazandırılması, kesilen aylığın faizi ile birlikte yeniden bağlanması taleplerine ilişkin olduğu, davacının aylığının somut verilere dayalı denetim raporuna dayalı olarak iptal edildiği, iş yerinin aynı dönemdeki tüm çalışanlarının hizmetlerinin iptal edildiği, denetim raporundan iş yerinin yurt dışında çalışanlara emeklilik hakkı kazandırmak için 80 civarında kişiyi sigortalı gösterdiği tespitinin yapıldığının anlaşıldığı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Kurum denetim raporunun aksi ispat edilinceye kadar geçerli olup, denetim raporu aksinin usule uygun deliller ile davacı tarafından ispat edilemediği, iptal edilen hizmetler olmaksızın tahsis koşullarının da bulunmadığı anlaşıldığından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun 59. ve 86. maddeleri ile 09.01.2019 tarihli denetmen raporu, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.