MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşinden boşandıktan sonra babası üzerinden yetim aylığı almaya başladığını, Konak SGM'nin müvekkilinden aylık kesme işlemi ile ilgili bilgi ve belge talep ettiğini, davacının 3/1039669 tahsis numaralı dosyasının incelenmesinde babasından emekli aylığı almaktayken Kurum denetmenlerince düzenlenen raporda eski eşi ile fiilen birlikte yaşadığı gerekçesi ile aylığının kesildiğini, Kurum işleminin iptali için dilekçe yazdıklarını ancak Kurumun taleplerini reddettiğini, davacı ile eski eşinin 31.01.1988 tarihinde evlendiğini, geçimsizlik nedeniyle 26.12.1994 tarihinde boşandıklarını, tekrar 11.04.1997 tarihinde evlendiklerini, fakat tekrar 08.11.2018 tarihinde boşanmalarından çok daha öncesinde evlilik birliklerinin sarsıldığını, tarafların sadece resmi kayıtlar üzerinde evli gözüktüklerini, dava ile ilişkili olarak doktrinde olayın "ortak çocuklara ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesi, beraber yürütülen sosyal faaliyetlere devam edilmesi veya hastalık ve bakım gibi sebeplerle geçici olarak bir araya gelmenin fiilen birlikte yaşama sayılmamalıdır..." şeklinde ele alındığı, tarafların nüfus kayıtlarına göre evli olarak göründükleri süreçte dahi davacının eski eşinin uzun süre Antalya'da çalıştığını, bazen Konya'da akrabalarının yanında ikamet ettiğini, bazen Ankara'da
kaldığını, eski eşinin Antalya'da çalıştığını, kokoreç ustası olarak çalışırken iş kazası geçirdiğini, Antalya 5. İş Mahkemesinde kesinleşen davasının olduğunu, kaza sebebiyle müşterek kızlarının Antalya'ya giderek babasına destek olduğunu, davacının da boşanma için eski eşinin sağlığının yerine gelmesini beklediğini, eski eşinin Antalya'da geçirdiği operasyonlar sonrasında hem bakım hem de tedavisini devam ettirmek amacıyla ...'e getirilerek bir süre kızı ...'e ait adreste kızı tarafından bakıldığını, tedavisinin ...'de yapıldığını, davalının eski eşinin kaldığı adreste kalmadığını, eski eşinin torunlarını görmek ilgilenmek için bu eve geliş gidişlerinin olduğunu, davalı Kurumun ön yargılı olduğunu, tüm bu nedenlerle davalarının kabulüne, davalı Kurumun 25.12.2020 tarih, 2020/4200640/020 sayılı denetmen raporuna istinaden davacının almakta olduğu ölüm aylığının kesilmesine ilişkin olarak gerçekleştirdiği 28.01.2021 tarihli işlemi ile başvurularının reddine ilişkin 17.03.2021 tarih E-...-205.03.01-22245341 sayılı haksız ve hukuka aykırı işlemlerin iptaline, davalı Kurum tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak kesilen ölüm aylığının davacıya tekrar bağlanmasına, bu süreçte ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...’ün boşandığı halde eski eşiyle fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığının tespiti için Kurum ... SGK İl Müdürlüğünde görevli denetim memuru tarafından 25.12.2020 tarih, 2020/420640/020 sayılı rapor düzenlendiğini, yapılan araştırmada davacı ve eski eşinin birlikte yaşadıkları adrese fiilen gidilerek çevre araştırması yapılarak tutanak tutulduğunu, davacının ve boşandığı eşinin Nüfus Müdürlüğünden adres bilgileri alınıp; yine davacı ve boşandığı eşinin Kurum MEDULA kayıtlarına bakıldığını, davacı tarafından eski eş ...’ün Antalya’da yaşadığı ve Antalya’da çalıştığı işyerinde geçirdiği iş kazası sonucunda Antalya İş Mahkemesinde açılan davalar delil olarak sayın Mahkemeye sunulmuş ise de Kurumun davacının aylık iptali yapıldığı dönemin 01.12.2018-17.01.2021 tarihleri arası olduğu, bu itibarla uyuşmazlık konusu olan, davacı ile eski eşinin fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığının araştırılacağı dönem 01.12.2018-17.01.2021 tarihleri arasında olduğu, iş kazası bu dönemden önceki dönemde gerçekleşmiş olup iş kazası olduğu tarihte davacı ile eski eşinin resmi olarak evli oldukları, bu itibarla bu hususların delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca Kurum kayıtlarında eski eş ...’ün hizmet döküm cetveline bakıldığında Antalya’daki çalışma bildirimlerinin 04.02.2017 tarihi itibariyle sona erdiğinin de tespit edildiğini, tüm bu nedenler karşısında, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacı ... T.C. Kimlik numaralı ...'ün Kurum sigortalısı 14.07.2005 tarihinde vefat eden babası ...'ndan dolayı 3/1029669 numaralı tahsis dosyasından almakta olduğu yetim aylığının kesilmesine yönelik davalı Kurum işleminin iptali ile yetim aylığının kesildiği tarih itibari ile davacıya yeniden bağlanılmasına ve biriken aylıkların ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizleriyle beraber davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.