MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/2120 E., 2024/1645 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Batman 2. İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/202 E., 2024/206 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılar murisi ...'in davalı şirket bünyesinde çalışırken, diğer davalı ... yönetimindeki aracın 23.08.2016 tarihinde karıştığı kaza neticesinde hayatını kaybettiğini beyanla davalı şirket bünyesindeki çalışmanın ve iş kazasının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı şirket ve davalı ... vekili cevap dilekçesinde; işçi işveren ilişkisinin, hizmet ilişkisinin bulunmadığını, kazalı ile müvekkilleri arasındaki tek ilişkinin arkadaşlık ve dostluk üzerine olduğunu, kazalının kendi isteği ile seyahat ettiğini, ceza yargılamasında müvekkili ... hakkındaki hükmün henüz kesinleşmediğini, açılan davanın usule ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
2-Davalı Kurum vekili, açılan davanın usule ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisi ...'in 23.08.2016 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine, davacılar murisi ...'in davalı ... Kömürcülük Taah. İnş. Nak. Tar. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde 23.08.2016 tarihinde 1 günlük hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
I-Davalı ... Kömürcülük Taah. İnş. Nak. Tar. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine;
II-Davalı SGK ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
III-Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine,
IV-Davalı ... Kömürcülük Taah. İnş. Nak. Tar. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kabulüne,
V-Davacılar murisi ...'in maruz kaldığı 23.08.2016 tarihli olayın iş kazası olarak tespitine, davalı ... Kömürcülük Taah. İnş. Nak. Tar. San. ve Tic. Ltd. Şti. işverenliğinde davacılar murisinin 1 günlük hizmet akdine tabi çalışmasının tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; husumeti ve iş kazası iddialarını kabul etmediklerini, müvekkili şirket ile kazalı arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacı tarafça ibraz edilen şirkete vekalet yetkisinin eski tarihli olduğunu, kazalının sadece beraber seyahat etmek için müvekkillerinden ...'ın aracına bindiğini beyan etmektedir.
2-Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın usule ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin fer'i müdahil konumunda bulunması gerektiğini, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, hizmet tespitinin kamu düzenini ilgilendirdiğini, emsal nitelikte birçok karar bulunduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacılar murisi ...’in vefatı ile sonuçlanan trafik kazasının iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasında iş kazası, “a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c)-Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak iş yeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d)-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e)-Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Olayın, iş kazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Bu yönde, 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi anlamında sigortalı niteliğini kazanmanın koşulları başlıca üç başlık altında toplanmaktadır. Bunlar:
a) Çalışma ilişkisinin kural olarak hizmet akdine dayanması,
b) İşin işverene ait yerde yapılması,
c)Kanunda açıkça belirtilen sigortalı sayılmayacak kişilerden olunmaması şeklinde sıralanabilir.
Sigortalı olabilmek için bu koşulların bir arada bulunması zorunludur. Bu nedenle dava konusu olayda öncelikle "hizmet aktinin varlığı" araştırılmalıdır;
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 313/1. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 393/1) maddesinde, hizmet sözleşmesi; “Hizmet akdi, bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeği taahhüt eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımda sadece hizmet ve ücret unsurlarına yer verilmişken, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 8. maddesinde, “bağımlılık” unsuruna da yer verilmiştir. Hizmet akdi, her şeyden önce bir iş görme edimini zorunlu kılar. Bu sözleşmeyle sigortalıya yüklenen borç, işveren yararına bir iş görmek, hizmet sunmaktır.
Bağımlılık ve bu kapsamda ele alınması gereken zaman unsuru, hizmet akdinin ayırt edici özelliğidir.
Bağımlılık, iş ve sosyal güvenlik hukuku uygulamasında temel bir ilke olup, bu unsur, hizmetini işverenin gözetimi ve yönetimi altında yapmayı ifade eder. Ne var ki, iş hukukunun dinamik yapısı, ortaya çıkan atipik iş ilişkileri, yeni istihdam modelleri, bu unsurun ele alınmasında her somut olayın niteliğinin göz önünde bulundurulmasını zorunlu kılmaktadır. Bazı durumlarda, taraflar arasında sıkı bir bağımlılık ilişkisi bulunmasa da, işverenin iş organizasyonu içinde yer alınmaktaysa bu unsurun varlığının kabulü gerekecektir. Önemli yön, işverenin her an denetim ve buyurma yetkisini kullanabilecek olması, çalışanın, edimi ile ilgili buyruklara uyma dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte teknik ve hukuki bir bağımlılığın bulunmasıdır. Genel anlamda bağımlı çalışma, işverenin belirleyeceği yerde ve zamanda, işverence sağlanacak teknik destek ve işverenin denetim ve gözetiminde yapılan çalışmadır. İşverenin yönetim (talimat verme) hakkı karşısında işçinin talimatlara uyma (itaat) borcu yer alır. Bir işin görülmesi süreci içinde işçinin faaliyeti, çalışma şekli, yeri, zamanı ve işyerindeki davranışları düzenleyen talimatlar veren işveren onu kişisel bağımlılığı altında tutar. Bu sözleşmede var olan otorite/bağımlılık ilişkisi taraflar arasında kaçınılmaz olarak bir hukuki hiyerarşi yaratır. Bu nedenle hizmet akdinde bağımlılık hem işçinin kişiliğini ilgilendirmekte hem de bir hukuki bağımlılık niteliği taşımaktadır.
Vekalet Sözleşmesi ise; “vekilin, vekalet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacılar murisi ...'in vefatı ile sonuçlanan ve 23.08.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası olayının 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespiti talepli olarak açılan dava hakkında, Mahkemece, davacılar murisi ile davalı şirket arasındaki ihalelere katılmak üzere özel vekaletname verilmiş olması, ceza dosyası kapsamı ve davacı tanıklarının beyanları gözetilmek suretiyle yazılı şekilde olayın iş kazası olduğuna karar verilmiş ise de aslen kaza tarihinde iddia edildiği şekilde bir ihalenin bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi davacılar murisi ... ile davalı şirket arasındaki ilişkinin vekalet ilişkisi mi, hizmet akdi mi olduğunun irdelenmesi ve buna göre trafik kazası olayının iş kazası olup olmadığı hususunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Bölge Adliye Mahkemesince, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.