MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bünyesinde sigortalı görünen davalı ...'in, gerçekte müvekkiline ait işyerinde çalışmadığını, şirketin işçisi olmadığını beyanla davalı ... tarafından 03.07.2016 tarihinde davalı şahsın yaşadığı olayın iş kazası olarak kabul edilmesi işleminin iptalini, kazalının müvekkili işçisi gerekçesiyle olayın iş kazası şartlarını taşımadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu, SGK müfettişlerinin incelemesi üzerine diğer davalı ...'in iş göremezliği ile sonuçlanan 03.07.2016 tarihli olayın iş kazası olduğunun belirlendiğini, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine uygun şekilde işlem tesis edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
2-Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamış, aşamalardaki beyanında açılan davanın haksız olduğunu, dinlenilen tanıkların aleyhe beyanlarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket tarafından davalının Kuruma sigorta bildirimi ve iş kazası bildirimi yapıldığını, işverenin Kuruma yapmış olduğu bildirimlerle bağlı olduğunu, bu kapsamda olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında iş kazası sayılması gerektiğinde ve davalı ...'in davacı şirket çalışanı olmasında şüphe bulunmayıp aksi yöndeki davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/ 1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalı ... ile müvekkili arasındaki ilişkinin taşeronluğa dayandığını, işçi işveren ilişkisi bulunmadığı için eldeki davanın açıldığını, buna ilişkin taraflar arasında imzalı evrak olduğunu, Yargıtay'ın emsal kararları bulunduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ...’in yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371.maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.