MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.07.1999- 20.09.2005 ve 30.06.2008- 31.03.2023 tarihleri arasında davalıya ait avukatlık bürosunda kesintisiz olarak çalıştığını ancak 06.10.1999 tarihinden itibaren sigortalı gösterildiğini iddia ederek 30.07.1999- 06.10.1999 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiş; 23.06.2023 tarihli dilekçesi ile de talebini açıklığa kavuşturarak 01.04.1999- 06.10.1999 tarihleri arasında bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili; davacının tespitini talep ettiği dönemde yanında çalıştığını beyan etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıya ait 1026460 sicil numaralı iş yerinden işe girişinin 06.10.1999 tarihinde yapıldığı ve 04.03.2000 tarihine kadar çalışmalarının kuruma bildirildiği, davacının ... sicil numaralı ... Ortaklığı iş yerinden 06.03.2000-2002/03 arası, yine davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinden 01.05.2003-2005/08 dönemleri arası çalışmasının kuruma bildirildiği, davacının 19.09.2005 tarihinde ... sicil numaralı başka bir iş yerinden sigortalılığının bildirilmeye devam edildiği, davacının da davalıya ait iş yerinde 20.09.2005 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını iddia ettiği, davacının tespitini talep ettiği ve uyuşmazlık konusunu oluşturan 30.07.1999-05.10.1999 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin davalı işverence bildirim yapılmadığı, bildirim öncesi çalışma süresi bakımından, davacının kesintisiz çalıştığını iddia ettiği 2005 yılının sonundan itibaren 5 yıl içinde dava açılması gerektiği ancak eldeki davanın 04.04.2023 tarihinde açıldığı gözetildiğinde uyuşmazlık konusu 30.07.1999- 05.10.1999 tarihleri arasındaki bildirim öncesi çalışma dönemi yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmakla hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davalıya ait iş yerinden davacı adına 06.10.1999 tarihinden itibaren hizmet bildirimi yapılmaya başlanması, davacının çalışmalarının kesintili olarak geçmesi ve bunun esasen davacının da kabulünde bulunması, yukarıda da etraflıca açıklandığı üzere çalışmanın kesintili olması nedeniyle bildirim yapılmaya başlanılan 06.10.1999 tarihinden öncesine ait dava konusu çalışma yönünden hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle geçmiş bulunması ve dolayısıyla eldeki davanın, hak düşürücü süre içinde açılmamış olması karşısında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; davacının 01.04.1999 tarihinde davalıya ait avukatlık bürosunda çalışmaya başladığını, çalışmalarının bir kısmı davalının iş ortağı Av. ... tarafından bildirilmiş olsa da fiilen davalının yanında çalıştığını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.