MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının avukatlık staj borçlanması ile ilk kez 13.04.1991 tarihinde sigortalılığının başladığını, ilerleyen yıllarda ağırlıklı olarak 4/a ve 4/c, kısa bir süre de 4/b sigortalısı olarak çalışmalarını sürdürdüğünü, 16.12.2021 tarihinde yaş, yıl ve prim ödeme gün sayılarını tamamlaması nedeniyle davalı Kuruma yaşlılık aylığı bağlanması isteminde bulunduğunu, 01.01.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlandığını, ancak kanuna aykırı olarak 4/b hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle 4/b Bağ-kur sigortalılığı üzerinden maaş bağlandığını, davacının sadece 4/a sigortalılığı dahi maaş bağlanması için yeterli iken iradesi dışında 4/b sigortalılığı üzerinden maaş bağlanınca iptali istemi ile 01.07.2022 tarihinde davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, davalı Kurum tarafından olumlu bir cevap verilmediğini, 16.12.1969 doğumlu olan davacının ilk sigortalılığının 13.04.1991 tarihi olduğunu ve tahsis talep tarihinde 7570 gün 4/a, 1290 gün 4/c olmak üzere 8860 gün 4/b hariç prim ödemesi olduğunu, bu nedenle 4/b hizmetlerin birleştirilmesi için zorunluluk ya da hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenlerle davacının yaşı, ilk işe giriş tarihi, prim ödeme gün sayıları dikkate alınarak emeklilik müracaat tarihinde 4/1-a kapsamında aylığa hak kazandığının tespiti ile yapılacak düzeltme işleminden sonra aylığın yeniden bağlanarak eksik ödenen fark aylıklarının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi ile davacının 7209 gün 4/a, 120 gün SSK askerlik, 1230 gün emekli sandığı hizmeti, 60 gün fiili hizmet zammı, 210 gün avukatlık staj borçlanması, 2223 gün 4/b hizmetleri ve toplam 11052 gün hizmet süresi üzerinden yaşlılık aylığı aldığını, davacının 01.07.2022 tarihli dilekçesine 05.07.2022 tarihli dilekçe ile cevap verildiğini, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 8. maddesi ve davalı Kurumun 2018/38 sayılı genelgesi uyarınca, davacının son yedi yıllık fiili hizmet süresi içerisinde 4/b hizmet süresi fazla olduğundan emeklilik koşullarının 4/b statüsünden sağlandığını, 4/b kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının son yedi yıllık fiili hizmet süresi içerisinde 4/b hizmet süresi fazla olduğundan emeklilik koşulları 4/b statüsünden sağlanmış olup 4/B kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması işleminde hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığı, Kurum tarafından yapılan işlem hukuka ve yasalara uygun ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4/a statüsünden aylık bağlanıp bağlanmayacağına ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.