MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/309 E., 2024/556 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverene ait sürücü kursu vasıflı işyerinde 01.08.2014 tarihinden itibaren 2014/08 döneminde 19 gün, 2014/09 döneminde 11 gün 2014/10 döneminde 3 gün olmak üzere toplam 33 gün fiilen çalışmadığının tespiti ile davalı işverence Kuruma bildirilen bu çalışma günlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, davacının, iddia ettiği hususları ispat etmesi gerektiğini, davacının müvekkili nezdinde sıhhatli bir şekilde sigortalı olarak çalıştığını, davalının, müvekkili nezdinde çalıştığını, SGK kaydının olması gerektiği gibi gerçekleştirildiğini, kağıt üzerinde sigortalı olarak gösterilmesi ihtimali bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı SGK Başkanlığı vekili, Kurumdan aylık almakta olan davacının 1522880.035 işyeri numaralı davalı ...'e ait işyerinde 01.08.2014 tarihinden itibaren 2014/08 döneminde 19 gün, 2014/09 döneminde 11 gün, 2014/10 döneminde 3 gün olmak üzere toplam 33 gün çalışmasının bulunduğu tespit edildiğinden emekli aylığı iptal edilerek geriye dönük olarak iptal edilen aylıkları ve o dönemde ödenen sağlık yardımları yersiz ödeme olarak kaydedildiğini ve davacıdan tahsili amacıyla İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2017/5398 Esasına kayıtlı icra takibine konu borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, takibin durması üzerine İzmir 9. İş Mahkemesinin 2017/346 Esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında davacının çalışmasının fiili olmaması nedeniyle Kuruma bildirilen çalışma günlerinin iptali için bu davayı açtığını, Kurum işleminin yasaya uygun olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2020 tarihli 2019/7 Esas 2020/309 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2020 günlü kararına karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2021 tarihli 2021/915 Esas, 2021/852 Karar sayılı kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 23.02.2022 tarihli ve 2021/7109 Esas, 2022/2397 Karar sayılı ilamında; davacının imzasını taşıyan iş sözleşmesi ve yine davacının imzasını taşıyan 09.10.2014 tarihli görevden ayrılış dilekçesinde davacının imzalara itiraz etmesi karşısında imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda yöntemince uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, imzaların davacının eli ürünü olduğu saptandığında ve bu konuda hata, hile, ikrah durumu da iddia ve ispat edilemediğinde çalışma iddiasıyla ilgili olarak, bu yazılı belgelerin aksini eş değer kanıtla ispatlaması için davacıya kabul edilebilir süre tanınarak sunacağı delillerin toplanması, davacının hastane kayıtları celbedilerek davacının sağlık durumuna göre 01.08.2014-29.02.2016 tarihler arasında çalışabilme durumu açıklığa kavuşturulması, ayrıca davalıya ait işyerinde çalışmanın geçtiği iddia edilen işyerinden bildirimi bulunup iptal edilmeyen bordrolu tanıkların yeteri kadarının beyanlarına başvurulması gerektiği hususlarına işaretle karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işleminde herhangi bir usulsüzlük olmadığını, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini beyanla kararın bozulmuştur.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanları esas alınarak resmi belgelere dayanan çalışmanın iptaline karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının iş yerini devretse de çalışmaya başladığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun elverişsiz olduğunu, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalıya ait iş yerinden bildirilen hizmetlerinin gerçek olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.