MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/420 E., 2024/347 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ya ait ... Ticaret iş yerinde, 02.02.2008 tarihinde meydana gelen kazada davacının parmaklarında ciddi anlamda uzuv kaybının olduğunu, iyileşmesinin mümkün olmadığını, bu olay nedeniyle davacıda psikolojik huzursuzluk geliştiğini, ancak bu kazanın iş kazası olarak Kuruma bildirilmediğini, polis memurları tarafından tutanak tutulduğunu ancak olayın Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilmediğini belirterek davacının 02.02.2008 tarihlinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 23.11.2016 tarihli dilekçe ile Kuruma başvuru yaptığını, davacının başvurusu üzerine Kurumca inceleme başlatıldığını ve 10.01.2018 tarihli inceleme raporuyla davacının geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiğini ve 2018/15 Karar numaralı komisyon kararı ile iş kazası sayıldığını, davacının maluliyet raporu olmadığından hastaneye sevkinin sağlandığını ve iş göremezlik geliri işlemlerinin devam ettiğini, bu nedenle davacı tarafının hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2022 tarih ve 2022/5 E., 2022/243 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 02.02.2008 tarihli iş kazası olduğu tespiti talebinin konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının iş göremezlik gelir talebinin ise reddine, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarihli kararı ile istinaf kanun yoluna başvuran taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "..Eldeki davada; işverenlik yönünden davanın konusuz kalması söz konusu olmayıp iş kazasının varlığı konusundaki Kurum kabulünün işverenliğe teşmili mümkün olmadığından; iş kazası tespiti hususunda yukarıda belirtilen mevzuat kapsamında işverenlik yönünden irdeleme yapılarak; sonucuna göre karar verilmelidir. Öte yandan yukarıda belirtilen bent dışında, temyiz edenlerin sair temyiz itirazlarının reddine...."gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 02.02.2008 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine, SGK yönünden (denetim ile iş kazası kabul edildiğinden) karar verilmesine yer olmadığına, davacının iş göremezlik gelir talebinin reddine, dair karar verilmiştir
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası tespiti ile gelir bağlanması gerektiğinin tespiti istemine yöneliktir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.