MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; murisi ...'in 04.12.2013 tarihinde vefat ettiğini, davacıların murisinin davalıya ait işyerinde 15.04.2000-20.02.2002 ve 22.11.2003-23.11.2004 tarihleri arasında asgari ücretle oto yıkama ve temizlik işinde çalıştığını bu çalışmasının davalı şirket tarafından sigortaya bildirilmediğini belirterek anılan dönemlerde davalı işyerinde çalıştığının tespitini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre yönünden itirazda bulunmuş, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin kira sözleşmesine dayandığını, herhangi bir işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığını, dava konusu dönemde müteveffanın vergi levhasının olup olmadığı, işletmesini resmi Kurumlara bildirip bildirmediği Bağ-Kur girişi yaptırıp yaptırmadığı, işletmesinden ne kadar ücret kazandığının bilinmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
2.
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacılar murisinin 27.10.2000-02.12.2009 tarihleri arasında toplam 896 günlük hizmetinin bulunduğunu, emeklilik için yeterli gün sayısının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, murisin 04.02.2013 tarihinde vefat etmesi, davalı işyerinden Kuruma bildirim ya da prim kesintisi bulunmaması, talebe konu her iki dönem yönünden de, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolması karşısında, 13.12.2017 tarihinde açılan davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçelerine dayalı olarak istinaf istemlerinin kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.