MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'ın 06.04.2013 tarihinde ...'e ait ... idaresindeki ...plaka sayılı araç ile oluşan trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, henüz 16 yaşında olduğunu, davaya konu kazanın davalı işverenin yürüttüğü iş nedeniyle, iş saatleri içerisinde gerçekleştiğini, kazanın, iş kazası olarak nitelendirilmesi gerektiğini, müteveffanın davalı işverene ait işyerinde akşam 19:00, sabah 07:00 saatleri arasında günlük 25,00 TL ücretle sigortasız çalıştığını beyanla müteveffanın 06.04.2013 tarihinde geçirdiği kazanı iş kazası olduğunun tespiti ile muris ...'ın 06.04.2012-06.04.2013 tarihleri arasında sigortalılığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yanında çalşıtığı iddia edilen ...'ın 06.04.2013 tarihinde vefat ettiğini, vefat tarihinin üzerinden 5 yıldan fazla süre geçtiğini, bu süre içerisinde sigortalılık tespit davası açılmadığından hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin yanında çalıştığı iddia edilen ...'ın 18 yaşından küçük olduğunu, yaş itibariyle gece çalışmasının ve vefat eden küçüğün sigortalı olarak kabulünün mümkün olmadığını, kaza sebebi ile yapılan ceza yargılamasında müvekkilinin yargılanmadığını, müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; ... ...'ın 06.04.2013 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle kaza geçirdiği işyerinden ve başkaca herhangi bir işyerinden bildirilen bir çalışmasına rastlanılmadığını, ...'ın olayın meydana geldiği tarihte 5510 sayılı Kanun uyarınca sigortalı statüsünü haiz olmadığından yaşanan olayın iş kazası olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, konu ile ilgili olarak Kurum denetmeni tarafından düzenlenen raporda, müteveffanın sigortalılığının bulunmadığı, 2016/21 ve 2017/11 sayılı Genelgelere istinaden iş kazasından kaynaklı sigortalılığının kabulünü gerektirecek bilgi ve belgeler bulunmadığından fiili çalışmanın tespit edilemediğini, dolayısıyla sigortalılık tespitinin yapılamadığını, Kurum kontrol memurları tarafından düzenlenen tutanakların, aksi sabit oluncaya kadar muteber evraklardan olduğundan Kurumca yapılan işlemlerde usulsüzlük bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulüne, ... TC kimlik no.lu ... ...’ın, ... Cad.No.412/B .../İzmir adresinde bulunan ... sigorta sicil numaralı ...’e ait market işletmesi işi işyerindeki çalışmasının hizmet akdine dayandığı ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında sigortalı olduğu 07.04.2013 tarihinde ölümü ile sonuçlanan olayın, müteveffanın işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla meydana geldiği, sigortalının uğradığı zarar ile olay arasında uygun illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu anlaşıldığından, uğranılan kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 12. İş Mahkemesinin 25.06.2024 tarih, 2019/59 Esas ve 2024/255 Karar sayılı kararına yönelik davalı ... vekili ile davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde;Kurumca yapılan tahkikat sonucu düzenlenen 30.04.2018 tarih 2018/ÜB/63 sayılı rapora göre davacı ile davalı arasında hizmet ilişkisi olduğunun ortaya konulamadığını, eksik ve yetersiz tanık ifadelerine dayalı karar verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacılar murisi ...'ın 07.04.2013 tarihinde ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.