MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkette konfeksiyon işçisi olarak 07.02.2018 tarihinde sigortasının başlatılıp 2020 Eylül ayında sonlandığını, davalı iş yerinin gerekli önlemleri almaması sebebiyle 02.03.2020 tarihinde iş yerindeki ıslak merdivenlerden ayağının kayması sonucu düşerek iş kazası geçirdiğini,davalı Kurumca müvekkilinin yaptığı iş kazası başvurusunun mahkemece tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle kabul edilmediğini, meydana gelen iş kazası sonucunda müvekkilinin cismani zarara uğradığını, vücudunda ağır derecede (omurga kırık ve çatlağı) hasar oluştuğunu, buna yönelik istirahat raporlarının mevcut olduğunu iddia etmiş, dava konusu olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkil iş yerinde her hangi bir iş kazası geçirmediğini, davacının hastanede işverenin engellemesiyle iş kazası olarak zapta geçmediği iddiasına ilişkin her hangi bir delil bulunmadığını, esasen olayın gizlilik kuralına tabi olması sebebiyle ayrıntıları bu dosyaya yansıtılmayan davacı taraf ve müvekkili işveren arasında yapılan anlaşma ile iş akdinin sonlanmasına dair süreçten sonra davacının müvekkil işverenden yeniden talepte bulunması, müvekkilince haksız talepler karşılanmayınca bu yönlü bir niza oluşturmaya çalışıldığını, davacı evde bulunduğu sırada düştüğünü, iş arkadaşına arkadaşlarına evde düştüğünü anlattığını, Özel ... Fizik Tedavi Merkezine yaptığı başvuruda "Mart ayında evde düştüğünü" beyan ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 02.03.2020 tarihindeki kazanın iş kazası olduğunun tespiti istenmiş ise de; davacı tarafın Kuruma verdiği belgelerden, Savcılık cevabi yazısı, davalı işverenin olay tarihinde iş kazası vakıa türünden davacının geçici iş görmezliğinin olmadığına dair cevabı, ... Devlet Hastanesinden gönderilen tedavi evraklarından düşme sonucu iş kazası geçirdiği hikayesinin bulunmaması, ... Hastanesi Sisteminde Özel ... Fizik Tedavi Merkezinin takip bilgilerinde ise "evde merdivenlerden düşme" olarak geçmesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 13. madde hükümleri gereğince dava konusu olayın iş kazası olmadığına karar verildiğini, bu kararın 13.01.2021 tarih ve 18109167 sayılı yazısı ile davacıya bildirildiğini, itiraz üzerine SGK'nın 18.02.2021 tarih ve 2 sayılı komisyon kararı ile olayın iş kazası olmadığı yönünde karar verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları ve yapılan yargılama karşısında; davacının, olay günü davalı iş yerinde çalışır iken, ıslak merdivenlerden kayması sonucu düşerek omurgasından yaralandığı anlaşılmış, olayın 5510 sayılı Kanun'un 13/1-a maddesi uyarınca iş kazası olması nedeniyle, davanın kabulüne davacının davalı şirket iş yerinde çalışırken 02.03.2020 tarihinde iş yerinde iş kazası geçirdiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355. maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin HMK.'nın 353/1 –b1 maddesi gereğince esastan reddine karar karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; davacının evde merdivenden düştüğüne dair beyanlarının bulunduğunu, tanıkların çelişkili beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davanın ispatlanmadığını, davacının iş kazası geçirmediğini savunmuş, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde;kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, davacının hastane kayıtlarında evde merdivenden düştüğünün belirtildiğini savunmuş kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.