MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait iş yerinde 26.01.2017 tarihinde iş yerinde işletmenin büküm bölümündeki büküm makinesinde çalıştığı esnada geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle sağ el baş parmağını kaybettiğini, sağ el baş parmağı olmaması nedeniyle artık sağ elini çok az kullanabildiğini, bu nedenle müvekkilinin hem maddi hem manevi büyük kayıplar yaşadığını, meydana gelen iş kazasından davalı şirketin sorumlu olduğunu, davalı tarafça iş kazası için gerekli önlem ve tedbirlerin alınmadığını belirterek; maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacı tarafın dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirketin kusurlu olduğuna ilişkin beyanları ile kusur ve maluliyete ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, davacının sağ el baş parmağını kaybettiği iddiasını haksız ve gerçeğe aykırı olduğunu, kazazedenin kaza tarihinden sonra da ayın işte çalışmaya devam ettiğini, kazazedeye gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri verildiğini, kazazedenin yaklaşık 4 yıldır müvekkil şirkette çalışan deneyimli ve tecrübeli bir işçi olduğu göz önünde bulundurulduğunda söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirketin en ufak bir kusurun olmadığının anlaşıldığını, maluliyete ve kusura ilişkin iddialar dile getirilmiş ise de dava konu kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirketin herhangi bir kusuru olmadığını, davacı tarafın kusura ve maluliyete ilişkin gerçeğe aykırı iddialarının reddi ile haksız ve yasaya aykırı bir şekilde açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "..Davanın kabulüne,
1-)871.498,26 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 26.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-)Manevi tazminat alacağı yönünden taraflarca sunulmuş sulh sözleşmesi doğrultusunda karar verilmesine yer olmadığına,.." şeklinde karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine...
" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oranını kabul etmediklerini, zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığını, hesap raporunun hatalı olduğunu aktüerya bilirkişi tarafından ibraname dikkate alınmadan rapor düzenlendiğini, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; davacının davaya konu iş kazası nedeniyle Kurumca sürekli iş göremezlik oranının %24,2 oranı olarak belirlendiği, kurumca kabul edilen oran üzerinden bağlanan gelirin peşin sermaye değerli miktarının 59.768,01 TL olarak bildirildiği, ancak hükme esas alınan hesap raporunda Kurumca bağlanan peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının tenzilatı yapılmadan sadece davalı tarafın sigorta şirketi tarafından yapılan maddi tazminata ilişkin 70.000,00 TL ödemenin mahsup edildiği ve davacı lehine 871.498,26 TL üzerinden maddi tazminata karar verildiği anlaşılmaktadır.
SGK gelirlerinin (geçici iş göremezlik ödeneği ve ilk peşin sermaye değerli gelir) tenzilinde kamu düzeni ilkesi kapsamında uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı TBK'nın 55. maddesi kapsamında rücu edilebilir olan kısmının hesaplanan tazminat alacağından tenzil edilerek davacının netice tazminat alacaklarının belirlenmesi gerektiği açıktır.
Mahkemece yapılacak iş; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerli miktarının 59.768,01 TL olduğu bu miktardan davacının %30 kusurlu olduğu dikkate alınarak rücu edilebilir kısmın tenzili yapılarak yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde ise alınacak raporda davacının maddi tazminata ilişkin temyiz isteminin bulunmaması nedeniyle hükme esas alınan 06.05.2024 tarihli bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden hesaplama yapılması gerektiğini göz önünde bulundurmak usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.