MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1598 E., 2024/2127 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Of 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2021/105 E., 2022/426 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davalı şirketin Rize Yol Yapımı Şantiyesinde güvenlik görevlisi olarak 16.08.2014 tarihinde işe girdiğini, hiç bir kusuru olmadığı halde davalı şirket tarafından anılan tarihlerde 31.10.2014 tarihinde işten çıkarıldığını, müvekkilin anılan tarihlerde yani işten çıkartıldığı 31.10.2014 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, fakat davalı şirketin müvekkilinin işe giriş tarihini yani sigortalı hizmet başlangıcını SGK'ya 10.09.2014 tarihinde bildirdiğini, yani müvekkilinin 76 gün davalı şirkette çalıştığı halde 52 gün sigortalı olarak gösterildiğini, tüm bu sebeplerle müvekkilinin davalı şirkette 16.08.2014 tarihinden 31.10.2014 tarihine kadar kesintisiz çalıştığının tespitine ve bu günlere ait sigorta primlerinin yatırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Yapı San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davada yetkili mahkemenin Ankara İş Mahkemesi olduğunu, davalı şirketin merkezinin bulunduğu yerin yetkili olacağından davacının Of Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davaya yetkisizlik verilmesi gerektiğini, davacının, müvekkil şirkette 16.08.2014- 31.10.2014 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığını ifade ettiğini, davacının bu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının iddia ettiğinin aksine iş yerinde 10.09.2014- 03.11.2014 tarihleri arasında çalıştığını, davacının çalıştığı günlerin SGK'ya tam zamanında bildirildiğini, davacının, müvekkil şirketin şantiyesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, işinin gereğini yapmadığını, görevini ihmal ettiğini, yapılan tüm uyarılara rağmen kendisine çeki düzen vermediğini, tüm bu sebeplerle açılan davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil Kurumun kayıtlarının incelenmesinde işe giriş bildirgesine göre davacının, davalı şirkette 10.09.2014 -31.10.2014 tarihlerinde çalıştığını, işten ayrılış bildirgesine göre 03.11.2014 tarihlerinde işten ayrıldığını ve resmi kayıtlara göre bu tarih aralığında davalı şirkette çalıştığının belirlendiğini, sonuçta resmi Kurum olan müvekkil Kurumun kendisine sunulan resmi beyanlar bilgi ve belgelere göre resmi işlemleri yapmakla mükellef olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği tespit ve tescilini istediği hizmet cetvelinde görülmeyen sürelere ilişkin davalı iş yerinde çalıştığına dair kesin kanıt ve belgelerin bulunmadığını, tüm bu sebeplerle açılan davanın reddini talep ettiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili:
a.Davacının işten çıkış tutanağı ile birlikte tanık beyanları değerlendirildiğini çalıştığının kanıtlandığını,
b.Eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasını gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.