MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Mahkemsince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili müvekkilinin 01.10.1983-30.10.1983 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti ile davacıya 10.04.2011 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsisini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın kamu düzeni ile ilgili olduğunu, usulen hak düşürücü süre nedeniyle, esasa girilecek olursa sübut bulmayacak davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.05.2011 tarih, 2011/280 E., 2011/286 K. sayılı kararı ile davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
Mahkeme kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Davaya konu somut olayda; işverenin yöntemine uygun biçimde davaya iştiraki sağlanarak tarafların göstereceği deliller de toplandıktan sonra hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçelerle davalı Kuruma yöneltilen yaşlılık aylığı tahsisi talebini de içerecek şekilde husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak 14.12.2015 tarih, 2013/53 E., 2015/631 K. ile davanın reddine karar verilmiştir.
B. 2. Bozma Kararı
Mahkeme kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...506 sayılı Kanun'un 79. maddesi kapsamında açılan hizmet tespiti davasının, tespiti istenen 01.10.1983 – 30.10.1983 tarihlerinden önce davacının başkaca sigortalılığı bulunmadığından doğal olarak anılan Kanun'un 108. maddesi kapsamında sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemini de içerdiğinin kabulü gerekir. Bu kapsamda davacının 01.10.1983 tarihinde işe girdiğine ilişkin 30.11.1983 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına intikal eden işe giriş bildirgesine istinaden sigorta başlangıç tarihinin ve buna bağlı olarak 18.04.2011 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini tespiti istemlerini içeren bir dava olarak ele alınarak; yapılacak yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak 18.07.2017 tarih, 2016/426 E., 2017/361 K. sayılı kararı ile ... T.C Kimlik ve 10087472 s.s. numaralı davacı ...'in;
Davalılar ... mirasçılarına ait 164055.35 sicil sayılı işyerinde; 01.10.1983 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle (1) gün fiilen çalıştığı anlaşılmakla; sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.1983 olarak kabul edilmesine,
Buna göre 18.4.2001 tarihli tahsis başvurusuna istinaden 506 sayılı Kanun'un 4759 sayılı Kanun ile değişik geçici 81/B-d maddesi uyarınca; 18.04.2011 tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitine,
Diğer davalılar (... mirasçıları; ..., ..., ... ve ...) hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
C.3. Bozma Kararı
Mahkeme kararının süresi içinde davacı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden;davacıya ait işe giriş bildirgesinin verildiği işveren işyerinin ...'ya ait "özel bina inşaatı" işyeri olduğu, dinlenen davacı tanık beyanlarının, bozma öncesi hakkında husumetten ret kararı verilen işveren ... işyeriyle ilgili olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, ...'ya ait işyeri adres bilgilerinden de yararlanılmak suretiyle inşaatı yapılan özel bina tespit edilerek, bu binada ...'ya ait mülkiyet olup olmadığı resmi kurumlar vasıtasıyla araştırılarak tespiti istenen dönem itibariyle ve halen binada mülk sahibi olanlar dinlenilmek suretiyle, davacının fiili çalışması olup olmadığı araştırılmalı, sonucuna göre karar verilmelidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak 16.02.2021 tarih, 2019/96 E., 2021/40 K. sayılı kararı ile davalı ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... ... aleyhine açılan davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115/2 maddeleri uyarınca husumet yokluğu nedeni ile reddine,
Davalılar SGK ve ... ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
D. 4.Bozma Kararı
Mahkeme kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki dosyada davacı, 01.10.1983 tarihinde işe girişi gösterir ilk işe giriş bildirgesinin bildirgede belirtilen inşaatın satın alma ve teknik işlerini yürütmesi nedeniyle verildiğini, fiilen inşaat yapımında çalışmadığını, çalışmalarını ofisten yürüttüğünü belirterek sigorta başlangıç tarihinin 01.10.1983 olarak tespitini ve 01.05.2011 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasını talep etmiş, Mahkemece verilen kararın Dairemiz 19.11.2018 günlü ilamı ile bozulması üzerine Mahkemece bozmaya uyulmuş ancak bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Mahkemece, davacının iddiası doğrultusunda işini yaptığı ofisin adresi tespit edilerek adreste bu çalışmayı bilebilecek varsa ofisten bildirimi olan ve davacıyla aynı tarihte çalışan bordro tanıkları, yok ise komşu işyeri tanığı veya çalışmayı bilebilecek kamu tanığı tespit edilerek dinlenip elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda davacının müteattid defalar bizzat beyan ettiği işyeri adresi olan ... Bulvarı No:84/A ... ... adresinde SGK yazı cevabına göre ... Ticaret unvanlı bir şirket kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, davacının beyan ettiği ... Bulvarı No:10/212 ... ... adresinde ... İlçe Emniyet Müdürlüğü ... Polis Merkezi Amirliğince yapılan 22.07.2023 günlü araştırmada bu adresin boş ve kapalı bir büro olduğu, çevrede davacıyı tanıyan olmadığı tespit edilmiş, ... Serbest Muhasebeci ve ... odasının 06.06.2023 tarihli yazısına göre de bu adreste bir mali müşavirlik kaydının bulunmadığı bildirilmiş, bozma öncesi kararımızda da belirtildiği gibi davacının 11.04.2019 tarihli duruşmadaki beyanında kendisinin davaya konu ...'ya ait özel bina inşaatında fiilen çalışmasının bulunmadığı belirtilmiş, yine 16.02.2021 tarihli duruşmadaki beyanında uzaktan çalıştığını, fiilen inşaatta çalışmadığını beyan etmiş olmakla tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı işyerinde fiilen çalışmasının bulunmadığı sonucuna varılmış bu nedenle davalı SGK ve ... ... mirasçıları aleyhine açılan davanın reddine, davaya konu işe giriş bildirgesi davalı ... ...'ya ait iş yerinden verildiğinden davalı ... mirasçıları adına açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davalı ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... ... aleyhine açılan davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115/2 maddeleri uyarınca husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalılar SGK ve ... ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın kabulü gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti ve yaşlılık aylığı tahsis istemine ilişkindir.
İlgili hukuk, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve 1957 /13 Esas, 1959/5 Karar ve 09.05.1960 gün 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararları, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle uygulanma imkanı bulunan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun temyiz incelemesi ile ilgili 427 ilâ 444. maddeleri hükümleridir.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.