MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum, davalılardan ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısının 21.09.2004 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu ölümü üzerine hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ile yapılan cenaze masrafından oluşan Kurum zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat alacağının zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, dava konusu olayda herhangi bir kusurunun dolayısıyla varsa zarardan sorumluluğun da bulunmadığını, sorumluluğun ölen sigortalının işvereni davalı ...'da olduğunu belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hak düşürücü süre, zamanaşımı ile husumet yönünden reddi gerektiğini, davaya konu iş kazası ile ilgili olarak Artvin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/41 Esas sayılı dosyasında açılan tazminat davası bulunduğunu, bu dava dosyasında alınacak kusur oranlarına ilişkin bilirkişi raporunun ve karar sonucunun eldeki dava bakımından önem arz ettiğini, bu sebeple bu dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, olayla ilgili olarak Artvin Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/21 Esas, 2012/40 Karar sayılı dosyasında müvekkilleri ... ve ... aleyhinde dava açılmadığını, bu dosyada alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda müvekkilerine kusur atfedilmediğini belirterek, haksız ve yersiz davanın öncelikle hak düşürücü süre, zamanaşımı ve husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Diğer davalı Özdil A.Ş. temsilcisi/vekili davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.02.2016 tarihli 2014/394 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı davacı Kurum ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 13.12.2018 tarihli 2016/11337 Esas, 2018/10616 Karar sayılı kararı ile davaya konu kazayla ilgili maddi olgunun doğru belirlenmesi gerektiği, olayın niteliğinin, davalıların ve dava dışı tarafların olay anındaki sıfatları ve olaya etkilerinin araştırılması gerektiği, davaya konu olayla ilgili tazminat davasında alınan kusur raporunun bağlayıcı olmadığı gözetilerek, tarafların kusur oranlarının ayrıntılı bir şekilde irdelendiği, konuya ilişkin kesinleşen ceza dosyasında ortaya çıkan maddi olgu ile davalı ... hakkında verilen beraat kararı dikkate alınarak uzman bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçelerine dayalı olarak karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davalılara izafe edilen kusur oranlarının düşük olduğunu, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporunda somut delillerden yoksun değerlendirmelere bağlı olarak taraflarına kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu savunarak kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; meydana gelen iş kazasında müvekkilinin bir sorumluluğunun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum ile davalılardan ... ve ... vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Kurum ile davalılar ... ve ... vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.