MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/2897 E., 2024/2403 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 2. İş Mahkemesi
SAYISI: 2015/415 E., 2023/407 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı Kurum tarafından davacıya 29.261,31 TL ana para olmak üzere faizi ile birlikte toplam 31.376,23 TL borç çıkartıldığını, Kuruma itirazda bulunduğunu, Kurumun cevabı yazısında davacının 1129572.07.01 sicil sayılı dosyada işlem gören ...'a ait işyerindeki hizmetinin fiili olmadığının tespit edildiği, bu sebeple de prim gün sayısının yerine getirmediğinden dolayı aylıklarının başlangıç tarihi olan 01.03.2015'den itibaren durdurulduğunu, Kurum işleminin yasa ve mevzuata uygun olmadığını ileri sürerek davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya Genel İcra Müdürlüğü 2022/152644 E. dosyasında borçlu taraf olan ...'a müvekkil Kurum tarafından yapılan inceleme sonucunda; denetmen raporuna istinaden İST.1129572.07.01 numaralı işyerindeki çalışmalarının iptal edilmesi nedeniyle aylıkları durdurulmuş ve yersiz ödenen emekli aylıkları için borç tahakkuku oluşturulduğunu, denetmen raporuna istinaden borçlunun haksız aylığı kesildiğini, Kurum tarafından yapılan bu işlemin iptali için davalı tarafından Antalya 1. İş mahkemesi 2015/415 E. sayılı dosyasından dava açıldığını ileri sürerek; davalı/borçlu tarafın Antalya Genel İcra Müdürlüğü 2022/152644 E. sayılı dosyasında yapmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptaline, takibin devamına, davalı/borçlu taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davalı vekili birleşen dosya yönünden verdiği cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kubülüne,davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün 2022/152644 Esas sayılı dosyası yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı/birleşen davada davalı vekili:
a.Eksik inceleme ile karar verildiğini,
b.Davacının fiili çalışmasının kanıtlandığını,
c.Usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada Kurum işleminin iptali, birleşen davada ise itirazın iptali icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
1.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2. Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli ... getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3.Eldeki davada, dava dışı işveren ...'a ait 1129572 sicil sayılı iş yerinden yapılan sigortalılık bildirimleri bulunan ve bildirimleri iptal edilen davacının, sigortalılık günlerinin iptaline yönelik Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylıklarına yönelik olarak borç tahakkukuna yönelik Kurum işleminin iptalini talep etmiş, işveren hakkında 01.10.2009 tarih ve 2009/M.Ç.257 sayılı raporda, sahte sigortalılık kapsamında değerlendirme yapılarak söz konusu ... iş yerinden 22.06.2007 tarihinden itibaren yapılan tüm sigortalılık bildirimlerinin sahte olduğunun tespiti üzerine, davacının2009/2-2009/2 aydaki 30 günlük çalışmalarının fiili olmadığı gerekçesiyle, Kurumca yapılan bildirimlerinin iptal edildiği, davacıya ödenen yaşlılık aylıkları nedeniyle toplam 31.376,23 TL borç çıkartıldığı, davacının çalışmalarını fiili olduğuna ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline yönelik olarak açılan eldeki davada Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
4.Somut olayda, davacının, dava dışı 1129572 işyeri sicil no.lu işveren ... yanından yapılan 2009/2 aydaki 30 günlük bildirimi ile yine ... işyeri sicil no.lu dava dışı işveren ... Hırdavat İnş. Te. Ya. Ma. Su. Tu. Ltd. Şti.'den yapılan 2009/3-2009/12 aylarındaki 300 günlük hizmetinin iptal edildiği, Mahkemece 01.10.2009 tarihli denetim raporu ile dinlenen tanıkların beyanlarına göre davacının dava dışı işveren ... yanından yapılan 2009/2 aydaki 30 günlük çalışmanın fiili olmadığı kabul edilerek hüküm kurulduğu, davacı tarafından Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığının yeniden bağlanmasının talep edildiğinin anlaşılmasına göre ... işyeri sicil nolu dava dışı işveren ... Hırdavat İnş. Te. Ya. Ma. Su. Tu. Ltd. Şti.'den yapılan 2009/3-2009/12 aylarındaki 300 günlük çalışmanın fiili çalışma olup olmadığının araştırılmadığı ve eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılacak iş, davacının talebinin Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığının yeniden bağlanması istemi olmasına göre, ... işyeri sicil no.lu dava dışı işveren ... Hırdavat İnş. Te. Ya. Ma. Su. Tu. Ltd. Şti.'den yapılan 2009/3-2009/12 aylarındaki 300 günlük çalışmanın da yukarıda yapılan açıklamalar ışığında gerçek bir çalışma olup olmadığı araştırılmalı, bu şirket hakkında da yapılmış denetim bulunup bulunmadığı Kurumdan sorularak varsa ilgili rapor getirtilmeli, bu şirketten bildirimi bulunan ve çalışmaları iptal edilmemiş bordro tanıkları tespiti yapılarak dinlenilmeli, çalışmanın gerçek ve fiili olup olmadığı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi