MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/158 E., 2024/235 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 04.01.2016 tarihinde 1 günlük çalıştığının tespiti ile 04.01.2016 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine, kaza sebebiyle müvekkilde oluşan maluliyet durumunun %10 ve üzeri olması halinde kaza tarihinden itibaren müvekkiline maaş bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir.
2-Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 13.12.2018 tarih, 17090187 E-sayılı yazı ile denetmen raporunun İDS-1 Servisine gönderildiğini, işlemlerin sonuçlandırılmasının beklendiğini, davacı ...'in ifadesinde ... Unlu Mamulleri Gıda San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı ... Ekmek Fırınında yaklaşık kaza olayından (04.01.2016) üç ay önce çalışmaya başladığını, çalışmaları ile ilgili kazadan önceki döneme ilişkin herhangi bir belge bulunmadığını, işyerinde herhangi bir belgeye imza atmadığını ifade etmesi nedeniyle, ...'in 04.01.2016 tarihinden önceki çalışma iddialarına ilişkin Kurum tarafından yapılacak bir işlem bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2019 tarihli kararı ile davacının 04.01.2016 tarihinde bir günlük çalışmasının tespitine ilişkin isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine, dava açıldıktan sonra davalı Kurumun 04.01.2016 tarihli olayı iş kazası olarak kabul ettiği ve bu talep yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2022 tarihli kararı ile davalı SGK'nın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, somut olayda, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca iş kazası olduğunun tespit edildiğine dair Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının yazısı gerekçe gösterilerek, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; aslen Kurumca alınan karar tek taraflı ve sadece davalı ... bağlayacak olup, uyuşmazlığın tüm taraflar yönünden kesin surette çözülmesi gerektiğinden, diğer davalı bakımından da söz konusu olayın araştırılması, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde belirlenen şartları taşıyıp taşımadığı ve devamla iş kazası olup olmadığı hususunun belirlenmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu olayın davalı işyerinde bulunduğu esnada ve işveren tarafından yürütülmekte olan iş sırasında meydana geldiğinden 04.01.2016 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası sayılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olarak düzenlendiğini, yeterince araştırma yapılmadığını, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 04.01.2016 tarihli kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.