MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1501 E., 2024/2917 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 9. İş Mahkemesi
SAYISI: 2015/204 E., 2016/367 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı işverenlere ait işyerinde 01.10.1992–12.11.2004 dönemindeki çalışmalarının tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, çalışma iddiasının yöntemince kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiş, davalı işverenler ise yanıt vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2016 tarihli 2015/204 Esas, 2016/367 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2016 tarihli kararına karşı fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2017 tarihli 2016/97 Esas, 2017/319 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Bozma ilamında; somut olayda, davacının 01.10.1992 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden, 24 günlük hizmetinin bildirildiği, davacının tespitini istediği dönem itibariyle davalı işverenlikten bildirilen süre hariç, herhangi bir sigortalılığının bulunmadığı, davacının hizmetinin tespitini talep ettiği dönemle çakışan, 27.01.1994 ve 02.09.2001 tarihli doğum olaylarının, davacı yanın talebinin hak düşürücü süreye uğramasına imkan veren olgular olmadığı, diğer bir anlatımla hizmet akdinin askıda olmasından kaynaklı hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahsedilemeyeceğinden, bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu, diğer yandan dosya kapsamında dinlenen tanıkların, uyuşmazlık konusu dönemin tamamında, davalı her iki işverenliğe ait sicillerden sigortalı çalışmalarının tespit edilemediği anlaşılmakla, davalı her iki şirkete ait sicilden sigortalı çalışmaları bildirilen bordro tanıklarının tespit edilip dinlenmek suretiyle, uyuşmazlık konusu hususun açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2021 tarihli 2019/2282 Esas, 2021/66 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C.İkinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma ilamında; davalılardan ... Meyve İthalat ve İhracat San. ve Ticaret Limited Şirketi’nin 14.05.2013 tarihinde münfesih olduğu, sicil kayıtlarının tetkikinde 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi gereği 26.09.2013 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiği, İzmir 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.05.2014 tarihli, 2014/135 Esas, 2014/175 Karar sayılı kararı ile şirketin ihyasına karar verildiği, davalı ... Tar. Tic. ve San. Anonim Şirketi’nin 13.03.2014 tarihi itibariyle münfesih olduğu, 04.08.2014 tarihinde sicil kaydının re’sen silindiği, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08.12.2015 tarihli 2015/484 Esas, 2015/1026 Karar sayılı kararı ile şirketin ihyasına karar verildiği, ancak anılan şirketleri temsil amacıyla tasfiye memuru tayin edilmediği anlaşılmakla; davalı şirketlerin iş bu davada temsiliyetinin sağlanması için, ihyaya dair karar verilen ilgili şirketlere tasfiye memuru tayin edilmesi, sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının, usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının çalışmalarının kesintisiz olduğunu, mevsimlik çalışamaya ilişkin delil bulunmadığını, tanık beyanlarının aksine yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.