MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalılara ait işyerinde 04.01.2005 – 01.05.2010 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2019 tarih ve 2018/712 - 2019/836 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacının davalı ... sicil no.lu işyerinde 04.01.2005-01.05.2010 tarihleri arasında belirsiz süreli hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle toplam 1917 gün çalıştığının ve bu çalışmasının 1917 gününün SGK'ya bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.04.2022 tarih ve 2020/84 - 2022/868 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalılar vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Daire kararı ile "Davacı, 04.01.2005-01.05.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde sürekli olarak çalıştığını, bildirimi yapılmayan tarihler arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hüküm yanılgılı değerlendirmeye dayanmıştır. Eldeki davada, davalı işyerinin 08.05.2014 tarihine kadar davalı işveren ... adına, belirtilen tarihten sonra ise diğer davalılar ... ve ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davalılar ... ve ... hakkında dava açılmış ise de işyerinin davalı ...’dan devralındığı ve davacının talepte bulunduğu dönem, devir tarihinden önceki döneme ilişkin olup talep konusu dönemde davalı işverenin ... olması karşısında, diğer davalılar hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir" şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2023 tarih ve 2023/212 - 2023/626 E.K. sayılı kararı ile
1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacının ... sicil no.lu işyerinde davalı ... yanında 04.01.2005-01.05.2010 tarihleri arasında belirsiz süreli hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle toplam 1917 gün çalıştığının ve bu çalışmasının 1917 gününün SGK'ya bildirilmediğinin tespitine,
2-Davanın ... ve ... yönünden reddine,
07.10.2024 tarihli ek kararla davalılar ... ve ...'in temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; adli yardım talepleri kabul edilmesine rağmen hükümde davalılar ... ve ... yönünden davacı aleyhine vekalet ücreti hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, eldeki davada sigortasız çalıştırılan döneme ilişkin devreden ... ile devralan işveren konumundaki ... ve ...’e birlikte husumet yöneltilmesi gerektiğini, davanın, tüm davalılar açısından kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre yönünden davanın reddinin gerektiğini, eylemli ve gerçek çalışmanın varlığının kanıtlanamadığını, davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
3.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, hak düşürücü sürenin nazara alınmadığını, soyut, sübjektif ve denetime elverişli olmayan tanık beyanları esas alınarak hizmet verilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgili davacıdan alınmasına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'na yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.