MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının miras bırakan eşi ...'nın davalı ... Tic. Ltd. Şti. bünyesinde 22.10.1998 tarihinden 2003 yılı Aralık ayı sonuna kadar kimyasal parlatıcı bölümünde asgari ücretle bilfiil aralıksız ve kesintisiz şekilde çalıştığını, müvekkilinin yaşlılık aylığı talebiyle Kuruma başvuruda bulunduğunu, ancak Kurumca miras bırakan eşin davalı şirketten bildirimlerinin bulunmadığı, şartları oluşmadığından emekli maaşı bağlanamayacağının belirtildiğini, bunun üzerine davacının davalı şirket yetkilileri ile görüşerek sigorta kayıtlarının düzeltilmesi hususunda talepte bulunduğunu, ancak bugüne kadar herhangi bir düzeltme yapılmadığını belirterek, davacının miras bırakan eşi ...'nın 22.10.1983-2003 Aralık tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti ve tesciline, bu çalışmalarına ait yatırılmayan / eksik yatırılan primlerinin işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, dava dışı ...'nın hiçbir zaman davalı şirket nezdinde bir çalışmasının olmadığını, davanın davalı yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının çalıştığını iddia ettiği dönemler yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle;bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığını ve eylemli olarak çalışmasının koşul olduğunu, yöntemince araştırılması gerektiğini, davacı taleplerinin 5 yıllık hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, iddiaların Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlanması gerektiğini, salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlanmasına muvafakat etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçelerinde özetle; sigortalı ölmüşse murisin hak sahiplerinin hizmet tespit davasına dair hak düşürücü süresinin murisin ölüm tarihinden itibaren başlayacağı hususunun gözetilmediğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.