MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Yargılamanın iadesini talep eden davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; Mersin 1. İş Mahkemesinin 2016/212 Esas sayılı dosyasında müvekkili Kurum aleyhine davacı ... tarafından babasından yetim aylığı bağlanması talepli dava açıldığını, yargılama sonunda Mahkemece 2016/212 Esas - 2017/227 Karar sayılı kararı ile davacıya 01.04.2016 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verildiğini, bu kararın taraflarınca istinaf edilmiş olup Adana Bölge Adliye Mahkemesinin incelemesi sonucunda 2018/117 Esas - 2018/298 Karar sayılı kararı ile "davacıya 01.10.2017 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine" karar verildiğini, anılan karar taraflarınca temyiz edilmiş Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2018/3048 Esas - 2020/528 Karar sayılı ilamı ile onanarak 23.01.2020 tarihinde kesinleştiğini, yukarıda yazılı yerel ve üst mahkemelerin verdiği kararda geçen 299 gün hizmet davacı ...'ın kendi babası olan ...'a ait olmayıp ... T.C. kimlik numaralı baba adı ..., doğum yeri Mengen, 14.02.1913 doğumlu ...'a ait olduğunu, baba adı ..., doğum yeri ..., 01.07.1912 doğumlu ... sigorta sicil numaralı ... sigortalı, yani davacının babası olan ...'ın 299 gün primi bulunmayıp ödemelerinin yetersiz olması nedeniyle davacı yetim aylığına hak kazanmadığını, ilgili kararda bahsi geçen ... T.C. kimlik numaralı ...'ın dosyasının tetkikinde, hak sahibi kızı ...'ın tahsis talep dilekçesinde belirtmiş olduğu 1892542 sigorta sicil numarasının ... babası ...'a ait olmadığı, müdürlüklerince yapılan künye bilgilerine göre bilgisayar taramalarında tescil kaydına rastlanmadığı ayrıca ölüm sigortası yönünden aylık bağlanma şartlarını yerine getirmediğinden tarafına maaş bağlanamayacağı 03.03.2008 tarih ve 20628 sayılı yazı ile kendisine bildirildiğini, hak sahibi ...'a daha önce defalarca hizmet dökümünde gözüken günlerin babasına ait olmadığı yazı ile kendisine bildirilse de Mersin 1. İş Mahkemesine 2016/212 Esas sayılı dosya ile aleyhlerine dava açtığını, ... T.C. Kimlik Numaralı ...'a 18/08/2016 tarihinde ... sigorta sicil numarası verilmiş olup hizmet dökümünde sadece askerlik borçlanması olan 866 gün gözüktüğünü, Mersin 1. İş Mahkemesinin 17.10.2016 tarih ve 5508909 sayılı müzekkeresine istinaden müvekkili Kurumun 18.10.2016 tarih ve 5547753 sayılı yazı ile ... sigorta sicil numaralı ...'a ait dosya muhteviyatı gönderilmiş ve sigortalının 900 gün olmadığı bildirilmiş ise de Mersin 1. İş Mahkemesinin 2017/227 Karar numaralı kararına göre ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin verilen 2018/117 Esas - 2018/298 Karar sayılı ilamıyla ... sigortalının 299 gün prim + 867 gün toplam 1166 gün prim ödemesi olduğundan davacının yetim aylığına hak kazandığına karar verilerek hayata düşüldüğünü, ilk inceleme sırasında gözden kaçmış olmakla birlikte yeniden ele alındığında yanılgı olduğu açık ve belirgin olan, davanın esasını etkileyecek ve sonucunu tamamen değiştirilecek olan bilgi ve belgelerin ibrazıyla, yanılgı oluşturan konu hakkında ayrıntılı izahat yapılarak, ayrıca bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin kamu düzenini ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, maddi yanılgıya dayanılarak verilmiş olan onama ve bozma kararlarının karşı taraf lehine sonuç doğurmaması gerektiği, maddi yanılgıya dayanan yargı kararlarıyla hatalı biçimde hak sahibi olmanın evrensel hukukun temel ilkelerine ters gelen bir olgu olduğu, kaldı ki kimi açık maddi yanılgıya dayalı ve yanlışlığı son derece belirgin haksız ve adaletsiz sonuçların giderilmesinin kamu düzeni açısından zorunlu olduğunun Yargıtayca benimsendiği göz önüne alındığında, Mersin 1. İş Mahkemesinin 2016/212 Esas - 2017/227 Karar sayılı kararı hakkında yargılamanın iadesi kararı verilmesi gerektiğini, hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden ve bu nedenle özel bir duyarlılık özenle yürütülmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle Kurum aleyhine verilen Mersin 1. İş Mahkemesinin 2016/212 Esas - 2017/227 Karar sayılı kararı ile verilen icrasının durdurulmasına, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın yenilenmesi talep edilen, Mahkeme kararı 23.01.2020 tarihinde kesinleşmiş olup ilgili dosyanın kesinleşme tarihinin 23.01.2020 olması ve davanın 07.08.2020 tarihinde açılması göz önünde bulundurularak, yargılamanın yenilenmesi talebinin süresinde olduğu, SGK evraklarının incelenmesinde; Kurum kayıtlarında davacının babası olan ... TC no.lu ... ile ... TC no.lu ...'ın hizmetlerinin karıştığı; ... TC no.lu İbrahim'in hizmetlerinin, davacının babasının hizmetlerine işlendiği anlaşılmış, her ne kadar davacı vekilince bunun yeni bir delil kapsamında olmadığı iddia edilmiş ise de, Kurumca karışıklığın öğrenilmesi tarihi, yeni bir delil niteliğinde kabul edilerek bu kapsamda yargılamanın yenilenmesi şartının mevcut olduğu kabul edilmiş; ... TC no.lu İbrahim'in hak alanını da ilgilendireceğinden, ... TC no.lu İbrahim'in de duruşmalara daveti beyanı alınması için tebligat çıkarılmasına karar verilmiş, nüfus kaydı incelemesinde 1975 yılında vefat ettiği anlaşılmış, davacı asil duruşmada alınan beyanında, babasının sadece ... Orman Dairesinde çalıştığını bildiğini beyan etmiş olup önceki ilama konu üçüncü kişi İbrahim 'in hizmet cetvelinde ve iş yeri ünvan listesi dosya içerisindeki işe giriş bildirgeleri incelendiğinde, bu kişinin çalışmalarının Zonguldak 'ta olduğu, davacının duruşmada alınan ifadesindeki çalışma yeri ile de uyuşmadığı da görülmüş, bu kapsamda, anılan hizmetlerin üçüncü kişi İbrahim 'e ait olduğunun sabit görüldüğü, (Ayrıca davacının babasının ... Orman İşletmede çalışmaları da ayrı bir dava konusu olup bu davanın da hak düşürücü süreden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.), ... TC no.lu İbrahim'in hizmetlerinin, davacının babası ... TC no.lu İbrahim'in hizmetinden silinmesi ile davacının babası olan ... TC no.lu İbrahim'in davacının dul ve yetim aylığı hak etmesini sağlayacak kadar hizmeti olmadığı anlaşılmış olup anılan nedenlerle yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile Mahkeme 2016/212 Esas 2017/227 karar sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına, davacı ...'ın 2016/212 Esas ile görülen davasının reddine, davacı ...'ın ölen babasından dolayı ölüm aylığına hak kazanmadığının tespitine, kararın Mahkeme 2016/212 Esas sayılı dosya kararına eklenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacı ... tarafından Mersin 1. İş Mahkemesinin 2016/212 Esas, 2017/227 Karar sayılı ilamı ile davalı Kurum aleyhine açılan davada verilen kısmen kabul kararının Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2018/117 Esas, 2018/298 Karar sayılı ile ortadan kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 23/01/2020 tarih, 2018/3048 Esas, 2020/528 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, davalının süresinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, ortaya çıkan yeni durum nedeniyle yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü kararı yerinde olduğu,
SGK evraklarının incelenmesinde davacının babası olan ... ile başka T.C. kimlik numaralı ...'ın hizmetlerinin karıştığı, davacıya ölen babasından dolayı ölüm sigortasından yetim aylığı bağlanması için gereken koşulların oluşmadığı anlaşıldığından istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 374 ila 381. maddeleri 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası hükümleri ve Kurum kayıtları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.