MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 04.03.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden davacı adına Av. ... ile davalı ... Yapı San. ve Tic.A.Ş. adına Av. ... geldiler. Diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; davalı ... Sigorta Şirketinin dava dışı ... Sigorta Şirketi ile birleştiği, bu nedenle ... Sigorta şirketinin ticaret sicil kaydının İlk Derece Mahkemesi kararından önce terkin edildiği, bundan sonra Av. ...’nin ... Sigorta Şirketi vekili olarak görev yapmaya devam ettiği ancak ... Sigorta Şirketi tarafından Av. ...'ye verilmiş bir vekaletnamenin dosya kapsamında yer almadığı, yine davalı ... Sigorta Şirketinin vekili bulunmadığı, adı geçen davalıya çıkarılan Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamı ve davacı tarafın gerekçeli temyiz dilekçesinin tebliğ almaya yetkili kişinin nerede olduğu şerh düşülmeksizin, görevi ne olduğu belirtilmeden ... isimli kişiye tebliğ edildiği belirlenmiştir.
Bu itibarla;
A) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 77. maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılarak
a) ... Sigorta A.Ş. tarafından verilmiş vekâletnamenin veya onaylı örneğinin dosyaya sunulması için Av. ...'ye kesin süre verilmesi,
b) Vekâletname sunulmaz ise Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamı ile davacılar vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesinin davalı asil ... Sigorta A.Ş.'ye tebliğ edilmesi, temyiz süresinin beklenmesi, karar temyiz edilirse gerekli usulî işlemlerin tamamlanması,
B) Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre hükmi şahıslara tebliğin selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanun'un 13. maddesine göre de tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. 25.01.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik Hükümlerine göre kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gerektiği, bu kişilerin de bulunmaması halinde bu hususların tebliğ evrakına yazılarak tebligat, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.
Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2011 tarih ve 2011/21-882 Esas, 2011/767 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Tebligat Kanunu'nun 13. maddesinde, kendisine tebligat yapılacak şahısların derecelendirildikleri görülmektedir. Bir kere hükmi şahıslar namına kendilerine tebligat yapılabilecek salahiyetli mümessiller mutad iş saatlerinde işyerlerinde bulundukları ve o sırada evrakı bizzat alacak durumda oldukları takdirde memur ve müstahdemlere tebligat yapılamaz. Saniyen, memur veya müstahdemlere tebligat yapılabilecek hallerde de önce kendisine tebligat yapılacak şahsın, şirketin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle muhatap hükmi şahsın mümessilinden sonra gelen veya evrak müdürü gibi esasen bu işlerle tavzif edilmiş bir kimse olması, böyle bir kimsenin bulunmaması halindedir ki (bu durum tebliğ mazbatasına dercedilmek suretiyle) o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme tebligat yapılabilir. Daha önce kendisine tebligat yapılması gereken kimselerin bulunmadıklarını veya tebligatı bizzat alamayacak durumda olduklarının ispatı bakımından mazbatada yer alacak kayıt bilhassa önemlidir. (E. ..., Makalelerim I, İstanbul 2001, s. 4-5)
Somut olayda vekil ile temsil edilmeyen davalı ... Sigorta şirketine Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamı ve davacı tarafın gerekçeli temyiz dilekçesinin 7201 sayılı Kanun'un 12 ve 13. maddelerine uygun bir şekilde tebliğ edilmesi, temyiz süresinin beklenmesi, karar temyiz edilirse gerekli usulî işlemlerin tamamlanmasından sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,
04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.