MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait işyerinde çalışmakta iken iş kazası geçirerek sürekli işgöremezliğe uğradığını, iş kazasının davalının iş güvenliğine ilişkin tedbirleri almamasından kaynaklandığını, kaza nedeniyle tedavi giderleri, bakıcı giderleri ile sürekli işgöremezlikten kaynaklanan maddi tazminatı ile uğradığı manevi tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın davacının ağır kusurlu hareketi nedeniyle meydana geldiğini, illiyet bağının kesildiğini, davaya konu tazminatlara hak kazanılmadığını savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..Davanın kısmen kabulüne,
384.466,56 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 25.12.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 25.12.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Yol ücreti, tedavi gideri, bakıcı gideri taleplerinin reddine,.." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; ".. taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine,.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılma yolu ile davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı lehine kurulmuş maddi tazminata ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporundan sonra asgari ücrette değişiklik olmuş olup kararın kesinleşmesine kadar asgari ücrette meydana gelen değişikliklerin resen ele alınması gerektiği, davacının yol, tedavi ve bakıcı giderlerinden tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;- SGK raporlarında maddi ve manevi tazminat davası sonuçlarını etkileyen nitelikte maddi hataların bulunduğunu bu yönde SGK'ya başvuru yapıldığını, sonuçlanmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini,
-Davalıya kaza nedeniyle kusur atfedilemeyeceğini, kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğunu, davacının işyeri kurallarına uymaması sonucu kazanın meydana geldiğini, olayın iş kazası olmadığını,
-Hesap bilirkişisi tarafından ... hesap tablosu yerine ... 2010 hesap tablosu esas alınarak tazminat hesabının hatalı olduğunu,
-Sürekli işgöremezlik tazminatı bakımından 2022 yılı asgari ücretiyle tekrar hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,
-SGK tarafından açılan rücuan tazminat davasında SGK tarafından rücuan tazminat talep edilen %65 oranında maddi tazminattan indirim yapılması gerektiğini,
-Hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davanın kazadan 9 yıl sonra açıldığının dikkate alınması gerektiğini,
-Davalı vekili ek istinaf dilekçesinde, SGK'ya yapılan başvuru sonucu davacının ortalama aylık kazanç bildiriminin düşürüldüğünü, davacının ... tekrar incelemeye tabi tutulacağını bu nedenle işlemlerin dava sonucunu etkileyeceğinden bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
1- Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.