MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/528 E., 2022/991 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Batman 2. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/275 E., 2021/352 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilin eşinin davalı şitkette sigortalı olarak tanker şoförü olarak çalışırken, 29.06.2018 günü Ağrı ili Doğu Beyazıt ilçesinden Elazığ ili Kovancılar ilçesine sıcak asfalt götürmek amacıyla şoför koltuğuna geçtiğini, ancak Van ili Erciş ilçesinde seyir halinde ilerlerken virajda direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın devrilmesi sonucunda müvekkilin eşi ...'nın hayatını kaybettiğini, işverenin kusurlu olduğunu, yasal şartların oluştuğunu ileri sürerek fazlaya istek hakları kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00TL maddi,150.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde şirket tarafından iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüm önlemler alınmış olmasına rağmen, kazanın tamamıyla işçinin tedbirsizliği, kusur ve dikkatsizliğinden kaynaklandığını, KTK 52/1-B maddesini ihlal ettiğinden şirketin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında Mahkemece, alınan kusur raporuna göre, kazalı ... sürücü ...'nın, olay tarihinde aklı başında okur, yazar ve ilgili tehlikeli durumları bilmesi gereken, iş güvenliği eğitimini almış, iş deneyimi olan ancak aldığı eğitim vd. işveren tarafından kendisine verilen talimatlara rağmen 6331 sayılı Kanun'un 19. maddesinde geçen sorumluluklarını ihlal ettiği, ve davacının iddialarına karşılık 6331/13. maddedeki haklarını kullandığına dair bir bulgunun da mevcut olmadığı, böylesine tehlikeli davranışta bulunup dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde davranarak, almış olduğu eğitim ve uymayı taahhüt etmiş olduğu talimatlara uymayarak kendi ölümüyle sonuçlanan bu kazanın yaşanmasında ihlali olduğu ve söz konusu kazanın meydana gelişinde, mahkememizce de tespit edildiği üzere, davacının kusurunu arttırıcı herhangi bir davalı işverenin etkisinin bulunmayarak, % 100 kusurlu olunduğu, davalı işverenin ise % 0 kusurlu olduğu, davalının davacıya karşı kusuru ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, yeterli araştırma yapmaksızın, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini, 29.06.2018 tarihinde davacının kullandığı aracın devrilmesi sonucunda davacının eşi ...'nın hayatını kaybettiğini, hazırlanan bilirkişi raporlarında müteveffaya tam kusur verilmiş ise de raporların eksik incelemeye dayalı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine uygun olmayan raporlar olduğunu, TÜVTÜRK tarafından sunulan evraklarda aracın ve dorsesinin ... plakalı çekici "hafif kusurlu" olarak 27.09.2017 tarihinde ... plakalı dorse ise gene aynı şekilde "hafif kusurlu" olarak 22.07.2017 tarihinde araç muayeneleri yapıldığını, aracın muayenelerden tam ve kusursuz olarak geçmesi gerektiğini, hesap bilirkişisinin tazminat hesaplaması yapmamasının hukuk katliamı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı için yasal koşulların oluştuğunu beyan ederek,karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Eldeki davada, davanın reddine ilişkin verilen karar yerinde olmakla birlikte; davalı şirket unvanı "... Limited Şirketi " olmasına rağmen karar başlığında "..." şeklinde gösterilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile
Bölge Adliye Mahkemesinin karar ilamı ile İlk Derece Mahkemesi karar başlığında davalı konumunda yer alan "... " ibarelerinin silinerek yerine "Davalı: ... Limited Şirketi " ibarelerinin yazılmasına ve hükümlerin bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.