MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2500 E., 2024/384 K.
İHBAR OLUNAN: Türkiye Sigorta A.Ş.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ordu 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2017/723 E., 2022/602 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Yapı İnş. Taah. Nakl. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Yapı İnş. Taah. Nakl. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... 52 inşaat firmasında işçi olarak çalıştığını, söz konusu iş kazasının vuku bulduğu inşaatla ilgili yüklenici firma olan ...ile ... Yapı İnş. Taah. Nakl. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. firması Çambaşı Kayak Merkezi inşaatının bina dış cephe kaplama işlemlerinin yapılması amacıyla sözşelme yapıldığını, müvekkilinin Nas İnşaat A.Ş. Nin asıl işveren olduğu inşaatta alt işveren ... 52 inşaat firmasında çalışmakta iken 20.09.2017 tarihinde iş kazası geçirerek bedensel güç kaybına uğradığını, iş kazası sonucu davacıların uğramış olduğu bedensel zarar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesi gereğince talep değerinin arttırma üzerine şimdilik iş göremezlik tazminatı olarak 1.000 TL maddi tazminatın ve 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, BK. M.76 gereğince geçici ödeme talebinin kabulüne, geçici ödeme talebinin yerinde görülmez ise davalıların araç ve taşınmazlarının ve üçüncü kişiler nezdinde bulunan hak ve alacaklarına tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekilinin Mahkemeye verdiği cevap dilekçesi ile 2017 yılı Ağustos ayında meydana gelmiş olan kazada müvekkil şirkete kusur atfedilebilmesinin mümkün olmadığını, hukuksal olarak illiyet bağı teorisinde zararlı sonuçla davranış arasında bir bağıt, sebep sonuç ilişkisi bulunmuyorsa ve/veya sebep sonuç ilişkisi başka harici ve iç etkenler sonucu kesilmiş ise sorumluluk da söz konusu olmadığını... izahına çalışılan sebeplerden ötürü, esasa dair her türlü cevap ve beyan hakları saklı tutarak, öncelikle davanın müvekkil şirket açısından husumet yönünden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Yapı İnş. Taah. Nakl. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile meydana gelen iş kazasında müvekkile atfı kabil bir kusur bulunmadığını, işçi ...'a iş sağlığı ve işçi güvenliği ile ilgili tüm eğitimler uzmanı tarafından verildiğini, iş sağlığı ve güvenliği talimat ve taahhütnamesi okunarak teslim edildiğini, imzasının alındığını, iş yerinde güvenlik önlemleri alındığını, uyarı levhaları asıldığını, iş güvenliği ile ilgili kişisel koruyucu donanım kendisine zimmet tutanağı ile teslip edildiğini, meydana gelen iş kazası, iskelenin yeterli ve güvenli olmamasından değil bu konuda tüm eğitim ve uyarılar yapılmasına rağmen iş bitimi davacı tarafın iskelenin sökümü esnasında gerekli tedbirlere uymaksızın söküm işlemi yapması sonucu meydana geldiğini, tüm kusur davacı tarafa ait olup müvekkile atfı kabil bir kusur bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "... Dosyaya sunulan belgeler, 16.11.2015 tarihli protokol ve alınan tanık beyanları değerlendirildiğinde; davalı ...Ş.'ye ait bina inşaat iş yerinin dış cephe ve boya işçiliğinin taşeron ... Yapı İnş. Taah. Nakl. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye verildiği tespit edilmiş, davalılar arasında asıl işveren -altişveren ilişkisi olduğu kabul edilmiştir. Davalı ...Ş.'nin asıl işveren olarak altişverenleri denetlememesi ve kanuni yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini denetlememesi sebebi ile %40 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Yapı İnş. Taah. Nakl. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin; yüksekten düşme ile ilgili toplu önlem alınmaması, işçiyi işin yapılması sırasında doğabilecek tehlikeler konusunda bilgilendirmemesi, emniyet kemeri ile bağlı olmadan çalışmaya müsaade etmesi, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını denetlememesi nedeni ile %40 oranında kusurlu olduğu, kazazede sigortalının yaşı ve yaptığı iş itibariyle karşı karşıya olduğu tehlikeleri öngörebilecek ve kendisini koruyabilecek bir kişi olmasına rağmen şahsi güvenliğini tehlikeye atması sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. 3'lü bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan kusur bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiştir. Banka kayıtları, emsal ücret araştırması, davacının yaptığı iş ve ünvan ve tanık beyanları incelendiğinde davacının son maaşının aylık ... 1.806,40 TL olduğu anlaşılmış, bu ücret esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. 06.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ... yaşam tablosuna göre bakiye ömrü, çalışma süresi, emeklilik ömrü ve belirlenerek işlemiş ve iskontolu kazanç dönemine ilişkin kazançlar ayrı ayrı hesaplanmıştır. Hesaplanan miktardan davacının kusur oranı ve ilk peşin sermaye değerli gelirin rücu edilebilir kısmı tenzil edilmiş davacının karşılanmamış gerçek zararı hesaplanmıştır. Yapılan hesaplamanın dosya kapsamına ve hesaplama tekniğine uygun olduğu anlaşılmış, 06.01.2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının maddi tazminatının kabulü gerektiği..." gerekçesiyle ;
"1-Davanın kabulü ile
a)Toplam 543.761,31 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 29.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)Toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı ... Yapı firma vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Yapı İnş. Taah. Nakl. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, ıslah tarihi itibari ile alacağın zamanaşımına uğradığını, bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, maluliyet oranının kabul etmediklerini, Mahkemenin kendisinin kusur raporu almayıp Ceza Mahkemesinde alınan kusur raporu ile yetinilmesinin hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde kusurları bulunmadığını, aktüerya bilirkişisinin aynı olay sebebi ile rücu davasında taraf olan SGK vekili olması sebebi ile itirazları bulunduğunu ve tarafsız bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, hesap raporunun hatalı olduğunu asgari ücretten hesaplama yapılması gerektiğini, tazminat hesabının PMF yaşam tablosuna göre olması gerektiğini, geçici iş göremezlik maddi zarar hesabında maluliyet ve kusur indirimi yapılmadığını, manevi tazminat miktarında kusur indirimi yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle kazanın 29.07.2017 tarihinde gerçekleştiği ve ıslah tarihi olan 09.05.2022 tarihi itibari ile alacağın zamanaşımına uğramadığının, mahkemece alınan kusur bilirkişi raporunun iş güvenliği uzmanı inşaat mühendislerinden oluşan heyet tarafından dosya kapsamında bulunan belgeler, tanık beyanları, Ceza Mahkemesinde alınan kusur raporu ve kurum denetim raporu dikkate alınarak denetime elverişli olarak düzenlenmiş olduğunun ve davacının maluliyetinin Kocatepe Sosyal Güvenlik Merkezi, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp 3.İhtisas Kurulunca %37,2 olarak tespit edilmiş olup raporlar arasında çelişki bulunmaması sebebi ile davalılar vekilinin maluliyete ilişkin itirazlarının yerinde olmadığının anlaşılmasına göre yine aktüerya bilirkişi tarafından dairemizce ve Yargıtay 10. Hukuk dairesince benimsenmiş olan ... 2010 yaşam tablosuna göre aktüerya kurallarına uygun olarak, tanıkların ve bizzat davalı ... 52 firmasının ortağı olduğunu beyan eden ...’ın davacının yevmiyesinin günlük 90 TL olduğu yönünde ki beyanları ve emsal ücret araştırmasına göre en son aylık ... ücretinin 1.806,40 TL olarak esas alınarak ve maluliyet oranı dikkate alınmak suretiyle kusur tenzili de yapılarak denetime ve hüküm kurmaya elverişli olarak düzenlenen hesap raporuna bilirkişinin rücu davasında taraf olan Kurum vekili olmasının tarafsızlığı noktasında sonuca etkili olmayacağı değerlendirilerek itibar edilmesinde ayrıca davalının hesap raporuna karşı itirazlarının düzenlenen ek bilirkişi hesap raporunda değerlendirilmiş olması karşısında ek rapora karşı itirazı üzerine yeniden bilirkişi raporu alınmayarak dosya kapsamında ki tüm deliller değerlendirilmek suretiyle maddi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının ve hükmedilen manevi tazminatın olayın oluşu ve maluliyetin derecesi ile davacıda oluşan elem ve acı göz önünde bulundurulduğunda oluşa uygun olduğunun anlaşılmış olmasına ..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Yapı firma vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Yapı firma vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi
3. Değerlendirme
A) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacı için 25.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı yararına 25.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR:
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.