MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/2901 E., 2022/178 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 11. İş Mahkemesi
SAYISI: 2015/244 E., 2019/409 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... Enerji A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan ... 'ın 26.01.2015 tarihinde meydana gelen olay sonucu vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Enerji A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, SGK kayıtlarında görüleceği üzere ... işçi ... 'ın müvekkili olduğu firmanın işçisi olmadığı ve diğer davalı alt yüklenici Ercom İlet. Elk. San ve Tic. Ltd. Şti.’nin işçisi olması sebebiyle müvekkili olduğu firmayla işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, (Kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2003/10077 E, 2003/9350K, ve 17.11.2003 tarihli kararına göre anahtar teslimi iş yaptırılması halinde asıl işverenin, işveren sıfatına haiz olmadığı gerekçesiyle hiçbir şekilde sorumluluğuna gidilemeyeceğini karara bağladığını, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve bu nedenle reddi gerektiğini, davanın muhataplarından Mapfre Genel Sigorta’ya ihbar edilmesi zarureti olduğunu, şantiye alanında ... ... ’a iş sağlığı ve güvenliği ekipmanları temin ederek, kendisine iş güvenliği ve işbaşı eğitimleri verildiğini, ancak ENH direkleri montajı işinin sahasının çok uzun olması nedeniyle her işçinin başına bir iş güvenliği elemanının verilmesinin mümkün olmadığını, iş kazasının meydana gelmesinde ... ... ’ın yeterli tecrübeye sahip olmasına, yeterli ekipman verilmese dahi çalışmama hakkı bulunduğunu ve işi yürütürken kusurlu davranışlarının yüzünden iş kazasının olduğunu, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve manevi tazminat talebinin sebepsiz zenginleşme aracı olamayacağını, SGK tarafından ... işçinin eş ve çocuğuna maaş bağlanacak olması ve SGK tarafından bu maaşın da işverene rücu ettirilecek olması sebebiyle maddi tazminat talebinin gereksiz olduğunu ve maddi tazminata ilişkin emsal ücret miktarının gerçeği yansıtmadığını ve düz bir işçinin aylığının 6000 TL olmasının mümkün olmadığını belirterek; haksız ve hukuksuz davanın esastan reddini istemiştir.
2.Davalı ... İletişim Elektrik San. Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat talebinin kabulu ile davacı ... için 675.459,81 TL, davacı ... için 162.951,80 TL, maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.1.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulu ile davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 8.000,00 TL, davacı ... için 8.000,00 TL, davacı ... için 8.000,00 TL, davacı ... için 8.000,00 TL, davacı ... için 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.1.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... Enerji A.Ş vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisi ... 'ın, davalılardan ... şirketinin şantiyesinde direkte montaj çalışması yaparken 26.01.2015 tarihinde 25 metre yükseliğindeki direkten düşerek geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiği, dosyada yapılan SGK inceleme raporu, tanık beyanları ve davalılar arasında düzenlenen alt yüklenici sözleşmesi incelendiğinde davalı ... Enerji şirketinin asıl işveren, davalı ... İletişim şirketinin ise alt işveren olduğu, 4857 sayılı kanunun 2/6 maddesi kapsamında aralarındaki ilişki sebebiyle iş kazasına bağlı tazminatlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları nedeniyle davalının husumet itirazının yerinde olmadığının anlaşıldığı, 13.07.2015 tarihli SGK inceleme raporunda iş kazasında mütevefanın %10 , davalıların %90 oranında kusurlu oldukları belirtilmiş, Mahkemece yapılan kusur bilirkişisi inceleme raporunda ise davalıların %80 oranında, mütevefanın ise %20 oranında kusurlu olduğu müteaala edilmekle Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiği, raporun denetime müsait ve dosyada mevcut delillere uygun olduğu, bordrolarda davacılar murisinin ücretinin asgari ücret olarak belirtildiği, dinlenen davacı tanığı ...'nın beyanında günlük 200,00 TL ücretle çalışıltığını belirttiği, emsal ücret araştırması yapıldığı, Enerji-Sen sendikasında gelen cevabı yazılan davacılar murisinin kıdeminde yüksek gerilim elektrik direği montaj ve bakım görevlisi olarak çalışan işçilerin 2015 yılı ortalama ücretinin sendikasız 2850-3050 TL net, sendikalı 3050-3250 TL net olduğunu ve ayrıca ayni ve nakdi yardımlar ile çeşitli primler ilave olarak ödendiğini bildirdiği, hesap bilirkişisi tarafından davacılar murisinin ücretinin ticaret odası cevabı yazısında belirtilen yemek ücreti de değerlendirmek suretiyle tanık beyanı ve emsal ücret araştırmasının ortalaması alınarak net ücretinin 3.470,00 TL olduğunun tespit edilerek hesaba esas alındığı, yapılan değerlendirmenin doğru olduğu, manevi tazminat için takdir edilecek miktarların, davacıların murislerini ve yakınlarını kaybetmiş olmaları nedeniyle iş kazasındaki gerek mütevefanın gerekse davalıların kusur durumları ile olay sebebiyle duydukları elem ve ızdırap nazara alındığında mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği ilkesi de göz önüne alındığında davacılar yönünden manevi tazminat miktarlarının düşük miktarda kararlaştırıldığınınn anlaşıldığı gerekçesiyle;
A-) Davalı ... Enerji A.Ş. vekilinin istinaf talebinin esastan reddine,
B-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile
C-)İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK.'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
D-)Davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile
1-Maddi tazminat talebinin kabulü ile
Davacı ... için: 675.459,81 TL, ... için: 162.951,80 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
2-Manevi tazminat taleblerinin kısmen kabulü ile
Davacı eş ... için 50.000,00TL, davacı çocuk ... için 30.000,00TL, davacı anne ... için 30.000,00TL, davacı baba ... İçin 30.000,00TL, davacı kardeş ... için 10.000,00 TL, davacı kardeş ... için 10.000,00 TL, davacı kardeş ... için 10.000,00 TL, davacı kardeş ... için 10.000,00 TL, davacı kardeş ... için 10.000,00 TL karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Manevi tazminat tutarının az olduğunu,
b. Davacı tarafların her biri için ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilmiş olmasına rağmen toplam verilen manevi tazminat tutarı üzerinden -190.000,00TL- Avukatlık ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... Enerji A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Müvekkili şirketin TEİAŞ tarafından ihale edilen 380 kV’luk H.296 referanslı ... yapım işini 19.06.2014 tarihli sözleşme ile üstlenmiş ve dava konusu yapım işinin tüm direklerinin üst montaj işlerinin yapımını “anahtar teslim” olarak diğer davalı ... İletişim Elektrik San. Tic.Ltd. Şti.’ne devrettiğini, ... ... ’ın SGK kayıtlarına göre davalı ...’un çalışanı olduğunu, davalı şirketle arasında hiçbir zaman işçi – işveren ilişkisi olmadığını, anahtar teslim işi devreden müvekkilinin diğer davalının kusurundan da sorumlu tutulmasının maddi olaya, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Alt Yüklenici Sözleşmesi’nin Zararların Tazmini ve davalar başlıklı 33. maddesine göre; “Alt Yüklenici, herhangi bir iş, işlem ya da ihmal sonucu neden olduğu ... ve mala gelecek zarar ve hasarlardan dolayı ortaya çıkan her türlü talep ve cezai işlemlere karşı sorumludur.” müvekkili şirketin kusurlu olduğunun ve davacıların zararından diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabulünün doğru olmadığını, işi yapan ve işçileri çalıştıran şirket olarak başta İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u olmak üzere ilgili diğer mevzuatlar kapsamında sorumluluk ... İletişim Elektrik San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait olduğunu, dava konusu işin yapımı sırasında her türlü emniyet tedbiri alınmış, kazalı işçiye mesleki eğitim verilmiş, iş sağlığı ve güvenliği konusunda işçi bilgilendirildiğini, maktül işçi ... ; aklıselim sahibi, tanık beyanlarına göre ENH direkleri montaj işinde bilgili ve tecrübeli, Endüstri Meslek Lisesi mezunu, yaptığı işin tehlikelerini ve yüksekte çalışırken olabilecek risk ve tehlikeleri bilebilecek nitelikte ve kabiliyette olup, direk üzerinde çalışma yaptığı sırada emniyet kemerinin mutlaka takılı olması gerektiğini bildiği halde, emniyet kemeri takılı halde değilken direkte çalışma yaparak kendi kusuru sebebiyle dikkatini kaybettiğini ve dava konusu kazanın meydana geldiğini,
b.Hesaba esas alınan ücret yönünden eksik incelemeye dayalı olduğunu, ... düz işçi olup bir şantiye işçisinin ülkemiz ekonomik koşullarında dava dilekçesinde iddia edildiği gibi günlük net 200,00 TL, aylık net 6.000,00 TL gibi bir ücretle çalıştığının kabulünün mümkün olmadığını,
c.Hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
3. Değerlendirme
1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
b.6100 sayılı HMK.'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,
2.Maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.