MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/436 E., 2024/525 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Hatay 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/110 E., 2022/786 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...'ın davalı işveren nezdinde çalışmakta iken 06.07.2018 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefatı nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile davacı eş ... için 1.000 TL destekten yoksun kalma nedeniyle tazminatın, 5.000 TL def'in giderinin ve her bir davacı için 100.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında eş için destekten yoksun kalma tazminatını 554.097,54 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yaşanan kazada müvekkilinin hiçbir kusur veya ihmalinin bulunmadığını, müvekkilinin vefat eden işçinin işvereni olmadığını, kalıp işini üstlenen ...
isimli şahsın işçisi olduğunu, müvekkilinin herhangi bir tazminat sorumluluğu bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacıların def'in giderlerine ilişkin taleplerin reddine, davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulü ile 554.097,54 TL'nin haksız fiil tarihi olan 06.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın ... yönünden 50.000,00 TL manevi tazminatın ... yönünden 50.000,00 TL manevi tazminatın ... yönünden 50.000,00 TL manevi tazminatın ... yönünden davalıdan alınarak haksız fiil tarihi olan 06.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından yapılan tahkikatta olayın iş kazası olduğu ve davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, asliye ceza mahkemesi tarafından yapılan yargılamada davalı işverenin asli kusurlu olduğu tespit edilerek mahkumiyetine karar verildiği, Mahkeme alınan kusur heyet raporuna göre davacının %20 davalı işverenin %80 oranında kusurlu bulunduğu ve Mahkemece bu kusur oranına göre hüküm kurulduğu, alınan kusur raporu istinaf edenin sıfatıyla ve kazanılmış haklar gözetildiğinde olayın oluşumu ve dosyadaki delillere uygun olup İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmasının yerinde olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde davacıların murisinin aldığı ücret konusunda beyanda bulunmadığı, dinlenen davacı tanıklarının davacı ile aynı iş yerinde çalışan kişiler olmadığı, bilirkişi tarafından sunulan 07.07.2022 tarihli hesap raporuna davacı vekili tarafından itiraz edilmeyerek talep arttırım dilekçesi verildiği hususları birlikte gözetildiğinde davacı vekilinin ücrete ilişkin istinaf talebinin reddi gerektiği, davacı vekilinin 07.07.2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz etmemesi nedeniyle rapordaki hesaplamaya ilişkin veriler ve tazminat miktarı yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan mahkemece yeniden bilirkişi raporu alınmamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekili tarafından cenaze ve def'in masrafı talep edilmiş ise de bu yönde davacıların alacağın ispatı bakımından itibarı kabil nitelikle somut bir delil sunmadığı, diğer taraftan 5510 sayılı Kanun'da cenaze giderlerinden Kurumun sorumlu olduğunun kabul edildiği gözetildiğinde, mahkemece bu taleplerin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarının yerinde bulunduğu, birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmeleri halinde, davanın kabul edilen bölümü üzerinden davacılar yararına tek, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davacılar ve davalı vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Mahkemece 24.11.2022 tarihinde karar verildiğini, 01.01.2023 tarihinde yeni asgari ücretin açıklanacağını, Mahkemece karar tarihine en yakın asgari ücretin
açıklanması beklenerek yeniden hesap yapılması için duruşmanın ertelenmesi gerektiğini, kalıpçı ustası olan müteveffanın ücretinin düşük hesaplanmasının davacıların hak kaybına uğramasına sebep olduğunu, kalıpçı ustasının asgari ücret veya asgari ücretin hafif üstünde bir ücretle çalışmayacağı Yargıtay tarafından kabul edildiğini, def'in giderleri belgeli olmasa dahi yerel Mahkemece hayatın olağan akışına uygun ve makul bir rakama hükmedilmesinin gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok az olup enflasyon karşısında eridiğini, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu gözetilerek her bir davacı için kabul edilen manevi tazminat bakımından ayrı ayrı yasal vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oranları yönünden yapılan değerlendirmenin hatalı olup iş yeri güvenliği uzmanı ve iş yeri hekiminin tali kusurlu olduğunu belirten rapor dikkate alınarak müvekkiline atfedilen kusur oranının daha düşük olmasının gerektiğini, davacı ... yönünden hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatının olması gerekenden çok daha yüksek hesaplandığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının olayın özelliklerine, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşmediğini, fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
a) Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
b) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Taraf vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Taraf vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz harcının ve temyiz yoluna başvuru harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.