MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve davalı ...Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan ...'ün 01.01.2012 tarihinde meydana gelen olay sonucu vefat ettiğini beyan ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... .... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusuru olmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, ölenin kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, tazminattan diğer davalının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... .... Dağ. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, ... ile davalı arasında hiçbir şekilde işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığını, diğer davalı ile aralarında 17.10.2011 tarihli Elektrik Dağıtım şebekeleri dağıtım hatları bakım onarım sözleşmesi akdedildiğini, aralarında anahtar teslim iş ilişkisi olduğunu, kazanın işçinin ve diğer davalının kusuru ile meydana geldiğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, SGK tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, davanın ... Sigortaya ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana gelmesinde davalı asıl işveren ...'ın %30, davalı .... İnş. Taah. Dem. Doğ. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %50, ölenin %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne;
1-Davacı ... yönünden;
a-977.718,79 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b-100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacı ... yönünden;
a-14.007,67 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b-100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı ... yönünden;
a-182,406,64 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b-100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı ... yönünden;
a-351.937,10 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b-100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ...Ş. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurumun 01.02.2013 tarihli İnceleme Raporu ile 01.01.2012 günü meydana gelen dava konusu olayın iş kazası sayıldığı, iş kazası nedeniyle hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ve yapılan ödemelerin rücuan tazmini amacıyla Kurumca açılan ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 04.07.2019 tarih ve 2019/3125 E. ve 2019/5854 K. sayılı ilamı ile kesinleşen Bursa 6. İş Mahkemesinin 2018/478 E. 2018/683 K. sayılı ilamında; davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunun ve ...'ın ölen ...'ün asıl işvereni olduğunun anlaşıldığı, hükme esas alınan 19.12.2021 tarihli kusur raporunun; iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişiler tarafından ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, kusur aidiyet ve oranlarının dayanakları açıkça belirtilmek suretiyle tespit edildiği, aynı iş kazası nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından davalı işverenler aleyhine açılan rücuen tazminat davası nedeniyle Bursa 6. İş Mahkemesinin temyiz incelemesinden geçmek sureti ile kesinleşen 2018/478 E. 2018/683 K. sayılı kararında kabul edilen kusur aidiyet ve oranları ile de uyumlu olduğunun anlaşıldığı, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunması karşısında davalı ...'ın kendisine husumet yöneltilemeyeceğine ve zarardan sorumlu olmadığına yönelik istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, iş kazasından kaynaklanan tazminat alacağı haksız fiile dayalı olduğundan ve faiz başlangıcı olarak tazminatı doğuran zararlandırıcı olay tarihinin esas alınması gerektiğinden 6098 sayılı TBK'nın 117/2. maddesine uygun olarak hüküm altına alınan alacaklara kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabetsizlik görülmediği, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından, ıslah suretiyle artırılan kısımlar yönünden ise dava belirsiz alacak davası şeklinde açıldığından ve kısmi eda külli tespit davası olarak açılan davalarda yargılama sırasında alacağın zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceğinden bu hususa ilişkin istinaf nedeninin de yerinde görülmediği, kusur oranları, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, ölen sigortalının ve davacıların yaşları ile olayın sigortalının eşi ve çocuklarında yarattığı elem ve ızdırabın derecesi gibi hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesi tarafından takdir edilen manevi tazminat miktarlarının dosya kapsamına uygun bulunduğu, hüküm altına alınan tazminat kalemleri için davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeninin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacılar ile davalı ...'ın istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Davanın ... Sigortaya ihbarına karar verilmesine rağmen ihbar edilmediğini,
b.Müvekkilinin anahtar teslim iş olarak dağıtım hatlarının bakım ve onarım işlerinin diğer davalıya verildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini,
c.Ölenin müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, taraflarına kusur izafe edilemeyeceğini, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru olmadığını, diğer davalı ile ölenin kusurlu olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Davacı çocuklar ... ve ... için hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Davacı eş ve davacı çocuk... için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı çocuklar ... ve ... için hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davacı eş ve davacı çocuk... için hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.