MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/320 E., 2024/831 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Eşme Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2014/81 E., 2021/570 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının iş yerinde beton santrali operatörü olarak çalıştığını, 14.09.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini, davalı şirketin gerekli güvenlik önlemlerini almaması sonucu sağ kolunu taşıma bandına kaptırarak kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde işverenin kusurlu olduğunu belirterek kazazede Lütfü Ülkeköle için 10.000,00 TL maddi, 190.000,00 TL manevi tazminatın, eşi ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın, çocuğu ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 954.676,69 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi kusurlu eylemleri ile kazaya maruz kaldığını, dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığını, işverenin talimatlarına tamamen aykırı hareket ettiğini, tedavi masraflarının işverence karşılandığını, istenen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " davanın kısmen kabulüne, 953.310,45 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminatın, kaza tarihi olan 14.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, ... için talep edilen manevi tazminatın kısmen kabulü ile 151.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ... için talep edilen manevi tazminatın kısmen kabulü ile 16.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ... için talep edilen manevi tazminatın kısmen kabulü ile 7.500,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan raporda olayın meydana gelmesini önleme yönünden işverenin alması gerekli veya alabileceği önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri almadığı gibi hususların ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptandığı, bu kapsamda davaya konu iş kazasının meydana gelmesine etken olan; davalı işverenin %60, işyeri sorumlusu ... İşkan'ın %2,5 ve davacı işçinin %37,5 oranında kusurlu olduğu yönünde iş ve sosyal güvenlik mevzuatı çerçevesinde yapılan açıklamalar ışığında kusur aidiyet ve oranlarına ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, meslekte kazanma güç kaybı oranına ilişkin itirazların eldeki davada davalı işveren tarafından yapıldığı, oranın tespitine yönelik davanın da işveren tarafından açıldığı, davacı tarafça süresi içerisinde Kurum tarafından belirlenen %92 orana ilişkin bir itiraz ileri sürülmediği dikkate alındığında davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hak gözetilmeksizin %100 meslekte kazanma güç kaybı oranı üzerinden yapılan hesaplamalara itibar edilerek hüküm kurulmasının hatalı bulunduğu, kazalı işçi ...'nin Temmuz ve Ağustos 2013 bordrolarının imzalı olduğu görülmekle davacının ücretinin bordrolarda belirtilen bu ücret olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca, 2017 yılında alınan ilk aktüerya hesap raporunda davacının kayıtlarda görünen ücreti üzerinden hesaplama yapıldığı, davacı vekilinin rapora karşı beyan dilekçesinde hesaplamaya esas ücrete karşı herhangi bir itiraz ileri sürmediği açık olmakla, HMK'nın 281. maddesi ve usulü kazanılmış hak da dikkate alınarak davacı işçinin bordrosunda belirlenen ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekirken TÜİK verisi, emsal ücret ve davacının mevcut ücretinin ortalaması alınmak suretiyle belirlenen ücrete göre yapılan hesaba itibar edilmesinin isabetli görülmediği, Sosyal Güvenlik Kurumundan bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerine ilişkin kayıtlar son haliyle dosya kapsamına kazandırılarak davalı lehine oluşan usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak %92 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden ve kayıtlardaki ücreti esas alınarak yeniden bilirkişi hesap raporu alındığı, 28.04.2020 tarihi itibariyle bilinen asgari ücret esas alınarak hazırlanan rapora karşı davacı vekilinin 11.06.2020 tarihli dilekçesiyle rapor kapsamında alacak haklarına ilişkin yapılan hesaplamalara bir diyeceğinin olmadığını bildirmesi ve davalı tarafın itirazları üzerine araştırma yapılarak ek rapor alındığı dikkate alındığında usuli kazanılmış hak oluştuğu belirlenerek 28.04.2020 rapor tarihi itibariyle bilinen verilere göre hazırlanan ikinci alternatifteki hesaplamaya itibar edildiği, davacı tarafından itiraz edilmeyen 28.04.2020 tarihli hesap raporundaki bilinen/iskontosuz, bilinmeyen/iskontolu dönem başlangıç ve bitiş tarihlerini değiştirmeden aynen muhafaza ederek yapılan hesaplamanın esas alınması gerektiğinden ve esasen davacının maddi tazminat miktarına yönelik bir istinaf talebi bulunmadığı da dikkate alındığında bilinen son asgari ücrete göre hesap yapılması gerektiğine yönelik rapora karşı itirazların da yerinde görülmediği, bilirkişi raporunda davacının geçici iş göremezlik dönem zararı 1.548,42 TL olarak hesaplanmışsa da Mahkemesince geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verildiği, sadece sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden tahsil kararı verildiği ve davacı tarafın maddi tazminata yönelik istinaf talebi bulunmadığı dikkate alındığında, bilirkişinin ikinci alternatifte hesapladığı 563.198,53 TL sürekli iş göremezlik zararından karşılanmamış zarar oranı olarak belirlenen 0,9877 TL'nin karşılığı 556.271,60 TL maddi tazminatın tahsiline karar verildiği, eldeki davada tazminat taleplerinin süresi içerisinde dava edildiği açık olmakla davalının zamanaşımı itirazları yerinde görülmediği, tazminatlara işletilecek faizin başlangıç tarihinin iş kazası tarihi olarak belirlenmiş olmasının isabetli bulunduğu, somut olayın özellikleri, iş kazasının meydana geldiği tarih, ülkenin ekonomik ve sosyal koşulları, hakkaniyet ilkesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın amacı, kapsamı ve caydırıcılık uyandıracak miktarda olması gerekliliği ile tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınarak davacılar lehine hükmolunan manevi tazminat miktarlarının az olduğunun kabulü ile davacı ... için 190.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL ve davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin, yukarıda belirtilen hususlar ile somut olaya ve manevi tazminatın kapsam ve amacına uygun olacağı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü, davalı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, "davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüyle; 556.271,60 TL'nin kaza tarihi olan 14.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, davacı ... için talep edilen manevi tazminatın kabulü ile 190.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, davacı ... için talep edilen manevi tazminatın kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, davacı ... için talep edilen manevi tazminatın kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'ye verilmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle Bölge Adliye Mahkemesince yeniden yargılama yapılırken dosyanın geçirdiği safahati ve paranın değer kaybını, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olduğunu dikkate alarak tazminatın hesaplanmasında hüküm tarihine en yakın asgari ücretlerin esas alınması gerektiğini, asgari ücret kamu düzeniyle ilgili olduğundan bu hususta usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği gibi hakimin bu durumu duruşmanın her aşamasında kendiliğinden gözetmesi gerektiğini, müvekkilinin çalıştığı dönemde asgari ücretin çok üstünde ücret aldığını, karar tarihindeki asgari ücret dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun davacıda olduğunu, davacının görevi olmadığı halde makineye müdahale etmek istediğini, makineyi durdurmadan müdahalede bulunduğunu, iş göremezlik oranının fahiş olarak belirlendiğini, SGK ödemelerinin mahsup edilmesi gerektiğini, PMF tablosu kullanılmasının, pasif dönem hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, davacı yana gerçekleştirilen ödemelerin de eksik tespit edildiğini ve yapılan ödemelerin rapor tarihindeki verilere göre yeniden hesaplanması neticesinde elde edilen bedelin hatalı olduğunu, vekalet ücreti ve yargılama giderinin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların temyizlerinin sebep ve kapsamına göre karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.