MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/422 E., 2024/483 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 12. İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/352 E., 2023/343 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 30 yıllık helva ustası olduğunu, davalı iş yerinde 18.08.2020 tarihinde iş kazası geçirdiğini, elinden yaralandığını ve parmağının koptuğunu, davacının 3.600 TL ücret aldığını, ücretinin bir kısmında elden bir kısmının banka kanalı ile ödendiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla, 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 20.10.2018 tarihinde yapılan belirsiz süreli iş sözleşmesiyle davalı şirket bünyesinde 2.029,50 TL ile çalışmaya başladığını, davacının halen davalı şirkette çalışmaya devam ettiğini, maaşlarının tamamının bankadan yatırıldığını, davacının iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin gerekli tüm eğitimleri aldığını, donanımlı ve tecrübeli bir personel olduğunu, davacıya yapmış olduğu işi ile alakalı tüm kişisel koruyucu donanımlarını da teslim ettiğini beyanla, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Davanın kısmen kabul kısmen reddine, maddi tazminat talebinin kabulü ile 287.418,67 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 18.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ...." şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde müvekkili davalıya atfedilecek kusur olmadığını, davacının donanımlı ve tecrübeli bir elaman olduğunu, gerekli eğitimlerin kendisine verildiğini, davacının görev kapsamına girmeyen helva kazanının taşınması esnasında dikkatsizliği sonucunda olayın meydana geldiğini, kusur ve oranının belirlenmesinin yargısal nitelikte olup bu hususun bilirkişi tarafından tespitinin yerinde olmadığını, kendi sağlığını riske atacak durum sözkonusu ile davacının çalışmama hakkının kullanması gerektiğini, hesaplamaya esas ücretin hatalı belirlendiğini, davacının asgari ücretle çalıştığını, aktüerya bilirkişi raporuna itiraz etmiş olmaları nedeniyle üçlü aktüerya bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, sebepsiz zenginleşme yaratacak şekilde yüksek manevi tazminata hükmedildiğini, İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi.
3. Değerlendirme
A) Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacılar vekilince dava dilekçesinde davacı için 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı kazalı yararına 30.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne ve reddine karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B)Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekilince hükme esas alınan 29.06.2023 tarihli hesap raporuna karşı süresi içerisinde sunulan beyan ve talep arttırım dilekçesinde itiraz sebebi açıklanmaksızın aleyhe olan hususları kabul etmediğini beyanla rapor gibi talebini 287.418,67 TL maddi tazminat olarak arttırdığı, takip eden 31.10.2023 tarihli hüküm celsesinde davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, mahkemece maddi tazminat istemi yönünden talep gibi hüküm kurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne ve reddine karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
KARAR :
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.