MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2633 E., 2022/2858 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 44. İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/94 E., 2022/185 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Müdürlüğünün 164. şube (Erzincan) şefliğinde atölye ustası olarak tamirat işinde çalıştığını, 28.11.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kaza nedeniyle yaklaşık 40 gün hastanede kaldığı süreçte birçok cerrahi müdahaleye maruz kaldığını, müvekkilinin olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını ve davalı işverenin iş güvenliğine dair gerekli önlemleri almadığını ileri sürerek, 500 TL bakıcı gideri, 2.000 TL maddi, 50.000 TL manevi olmak üzere toplam 52.500 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davacı vekili 04.10.2021 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat talebini 112.110,47 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde müvekkili idarenin herhangi bir kusuru ile sorumluluğunun bulunmadığını, davacının 28.11.2017 tarihinde iş makinesinin (Greydere) bakım ve onarımı esnasında iş kazasına maruz kaldığını, kaza tarihinden önce davacıya 16 saat iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğini, davacının iş makinesinin bakım ve onarımından sorumlu olmadığı halde iş yapan Karayolları personelinin yanına gelmesi sırasında kazanın meydana geldiğini, görevi olmadığı halde greyderin yanında bulunan davacının tam kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın kısmen kabulü ile 112.110,47 TL maddi tazminatın, 37.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada davacının kusurunun %40 oranından fazla olduğunu, müvekkili idare aleyhine atfedilen %60 oranındaki kusur oranın da yerinde olmadığını, kazanın davacının kusur ve ihmali ile meydana geldiğini, müvekkili idarenin kusurunun bulunmadığını, hesap bilirkişi raporunun gerek miktar gerekse hesaplama şekli yönünden kabul edilir nitelikte olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, zararın gerçekleşmesinde davacının müterafik kusuru olması nedeniyle Mahkemece davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının daha fazla indirilmesi gerektiğini savunarak, kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kamu düzenine aykırılık teşkil edecek bir durumun bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve takdirinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü beyanlarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi,
3. Değerlendirme
A) Davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince davacı lehine 37.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler temyiz kapsam ve nedenlerine göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.