MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dosyanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının davalının iş yerinde postabaşı olarak çalışmakta iken 02.08.2014 tarihinde İş kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde davacının sol el ve kolundan yaralandığını, meydana gelen kazada davalı işyerinin kusurlu olduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zarar için fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak koşulu ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 150.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş'den tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde özetle; aynı iş kazası olayı ile ilgili ... Sigorta A.Ş.'yi davalı olarak göstererek 1.000,00 TL maddi tazminat ile 150.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili yargılamanın devamında sunduğu 23.03.2018 tarihli dilekçesiyle asıl ve birleşen dosyadaki maddi tazminat istemlerini 576.453,48 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Asıl dosya davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalının işyerinde gerekli tedbirleri aldığını, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın kendi ağır kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen dosya davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; SGK tarafından açılan Kayseri 1.İş Mahkemesinin 2017/447 Esas sayılı davanın derdest olduğunu, poliçe üst limitinin maddi manevi tazminat için 400.000 TL olduğunu, ceza soruşturması varsa beklenmesini, sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, SGK ödemelerinin düşülmesi gerektiğini kazalının elde ettiği yararların indirilmesini, tazminat miktarının yüksek olduğunu ve açık olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı öncesi verilen 17.04.2018 Tarih 2016/955 E., 2018/393 K. sayılı ilamı ile “Davacının Kayseride faaliyet gösteren ... ... San. ve Tic. A.Ş.'de çalıştığı, tel çekme makinesinde çalışırken sol el ve sol kolundan yaralanması ile sonuçlanan iş kazası olduğu, davacının %46 oranında maluliyetinin oluştuğu, mahkemizce uygun bulunan kusur raporuna göre meydana gelen iş kazasında davalı şirket ... ... A.Ş.'nin %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Dosya maddi tazminat hesabı için bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi İbrahim Toksöz tarafından tanzim edilen 09.02.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak davalı şirket yönünden; davacının net maddi zararının 576.453,48 TL tazminatının bulunduğu yönünde rapor verilmiştir. Davalı ... şirketinin cevap dilekçesinde ibraz ettiği sigorta poliçesi gereğince tazminatın 400,000,00 TL'lik kısmı ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davanın kısmen kabulü ile meydana gelen iş kazası sonucu oluşan cismani zarardan dolayı davacının manevi tazminat talebine ilişkin olarak; olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına ve meydana gelen elem ve ıstırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücüne özellikle 26.6.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine hak ve nefaset kurallarına göre ve ayrıca taraflarda zenginleşme aracı oluşturmayacak şekilde 60,000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.” gerekçeleriyle “Mahkememiz asıl ve birleşen Kayseri 2. İş Mahkemesinin 2016/441 Esas sayılı davasında kısmen kabulüne; hesaplanan 576.453,48 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 02.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (tahsilde tekerrür olmamak üzere, davalı ... ... Sigorta Şirketinin 400.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunun ve bu davalı yönünden faiz başlangıç tarihinin 18.10.2016 tarihi olarak belirlenmesine,) 60.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 02.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, yasal kesintilerin ödeme anında dikkate alınmasına,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... ... firması vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Mahkemece dava konusu iş kazasının 02.08.2014 tarihinde tel çekme makinesinde meydana geldiği, bu makinede günde 3-4 kez ısı ölçümü yapıldığı, makinenin bloklardan oluştuğu, her bir bloğun içinde döner silindirler bulunduğu, önceden makineyi durdurup ölçüm yapıyorlarken bu yöntem verimi- üretimi yavaşlatıyor diye sonradan işverenin makine üzerinde delik açtırıp, ısı ölçeri silindire doğru elle uzatıp ölçüm yapmalarının istendiği, davacı işçinin on beş yıllık deneyimli işçi olduğu, işverenin istediği şekilde ölçümü yaptığı sırada kazaya uğradığı, sol kol ve elinden yaralandığı, malüliyet oranının % 46 olduğu anlaşılmaktadır. Tel çekme makinesinin orjinal halini değiştirip, güvensiz hale getiren, gerekli iş güvenliği tedbirini almayan işverenin iş teftiş - tahkikat raporunda da belirtildiği gibi, A sınıfı iş güvenliği uzmanı ve makine mühendisi olan üçlü bilirkişi heyeti tarafından da % 100 kusurlu kabul edilmesinin olaya uygun olduğu anlaşılmış olup kusur oranına yönelik istinaf talebi yerinde değildir. Kaza anında işçinin yaşına, maluliyet oranına ve dava tarihi itibariyle sosyo ekonomik durumuna göre hüküm altına alınan 60.000,00 TL manevi tazminat miktarının makul olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçeleriyle "Davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kararına davacı vekili ile davalı ... firma vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde dairemiz 28.11.2023 Tarih 2022/11249 Esas 2023/12008 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece olayın gerçekleşme biçimi, müterafik kusur oranı, davacının duyduğu elem ve ıstırabın derecesi ile sosyal ekonomik durumlar gerekçe gösterilerek davacı lehine 60.000,00 TL tutarında manevi tazminata hükmedilmiş ise de; yukarıda tarif edilen olayın gerçekleşme şekli ile olayda davacının müterafaik oranda kusurunun bulunmadığının anlaşılması, özelikle davacının iş kazası nedeniyle yaralanmanın niteliği ve takip eden tedavi süreci (geçici iş göremez olarak kaldığı süre), sürekli iş göremezlik oranı ile taraf kusur oranları gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminatın az olduğu anlaşılmaktadır." gerekçeleriyle bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; Bozma ilamında davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın pek az olduğu belirtilmemiş, az olduğu belirtilmiştir. Yargıtay emsal kararları ve Mahkememiz bozulan kararı da dikkate alınarak, davacı lehine 100.000,00 TL manevi tazminata hükmetmek gerektiği değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..." gerekçesiyle;
"1-Mahkememiz bozulan 17.04.2018 tarih ve 2016/955 Esas, 2018/393 Karar sayılı kararındaki maddi tazminata ilişkin hükmün Yargıtay tarafından onanması ve kesinleşmiş olması nedeniyle maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Firma vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; TİS'e dair hükümlerin kamu düzeninden olduğu ve maddi tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiği, manevi tazminatın az takdir edildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; manevi tazminatın fahiş miktarda fazla takdir edildiğini iddia ederek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55 ve 417. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19 ve 21. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u hükümleri.
3. Değerlendirme
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekilince 150.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine 100.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu gözetildiğinde reddine ve kabulüne karar verilen manevi tazminat tutarının İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.