MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacılar murisinin vergi dairesine kayıtlı olduğu 24.12.1992 tarihinden başlayan Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin oda kaydının silindiği 06.02.2015 tarihine kadar tespitine ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulüne,
1-... ...'ın 24.12.1992 ile 06.02.2015 tarihleri arasındaki mülga 1479 sayılı kanuna tabi 22 yıl 1 ay 14 gün sigortalılığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"1-Davalının istinaf başvurusunun kabulüne,
2-Osmaniye İş Mahkemesinin 2021/120 Esas, 2022/796 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/b-2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmü yerine geçmek üzere;
Davanın kabulüne;
a)... ...'ın 24.12.1992 ile 06.02.2015 tarihleri arasındaki mülga 1479 sayılı Kanun'a tabi 22 yıl 1 ay 14 gün sigortalılığının tespitine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.