MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
İlk Derece Mahkemsince bozmaya uyularak verilen karar; davacı Kurum ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili 03.05.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Kurumları sigortalılardan ...'nın 04.06.2014 tarihinde maruz kaldığı trafik iş kazası sonucu hayatını kaybettiğini, söz konusu kaza sonrasında kurumlarının Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca düzenlenen rapora göre olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre iş kazası olduğu yine aynı Kanun'un 21. maddesinin 1. fıkrasına göre göre yasal hükümler uyarınca söz konusu iş kazasında davalı işverinin sorumlu ve kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ayrıca 3. kişi olarak ...'nun sorumlu olduğunun tespit edildiğini, Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/444 sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporunda ...'nun kusurlu olduğunun tespit edilerek taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet vermesi nedeniyle cezalandırıldığını, Kurumları tarafından ...'nın hak sahiplerinden Hande Kara ve Arzu Kara'ya 579.919,01 TL sermaye tutarlı gelir bağlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 28.995,95 TL kısmının tahsis onay tarihi olan 28.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, ıslahla 232288,16 TL'nin yasal faiziyle müşterek -mütesilsil tahsilini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı ... 22.06.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı Kurum tarafından yakınlarına ödeme yapılan ... ile karıştığı kazada kendisinin hiçbir kusuru olmadığını, hakkında dosya dışında atılmış hiçbir kusur raporunu kabul etmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacı Kurumun peşin sermaye değerli ödemesinin miktarını bildiğini, miktarın tam olarak bilindiği durumlarda belirsiz alacak davasının açılamayacağını, davalı Kurum tarafından gelirlerin peşin sermaye değerinin 579.919,01 TL olmasının kabul etmediğini, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili 28.06.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taleplerinin hiçbirisinin belirsiz alacak davası niteliğinde olmadığını, mütevaffa ...'nın Konya-Akşehir Afyon yolu inşaatında üst yapı şefi olarak çalıştığını, 04.06.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucunda hayatını kaybettiğini, mütevafa ...'nın öğlen yemeği için gittiği şantiye alanından proje kapsamında asfalt yol çalışmasının yapıldığı yere doğru seyir halinde iken yol yapım dönüşü esnasında diğer davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı çekicinin hız sınırını aşmış olması nedeniyle duramayarak ...'nın sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu işbu dava konusu kaza meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasına diğer davalı ...'nun kusurlu davranışının sebebiyet verdiğini ortaya koyduğunu, aynı zamanda meydana gelen kazada müvekkil şirketin 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi kapsamında belirtilen nitelikte eylem ve davranışının da söz konusu olamadığından davacı tarafından müvekkil şirkete yönetilecek bir rücu hakkı bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davalı müvekkil aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz işbu davanın müvekkil şirket yönünden reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2019 tarih, 2018/241 E., 2019/935 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davacı Kurum ve davalı ...Ş. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2022 tarih, 2020/240 E., 2022/1896 K. Sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin süresi içinde davacı ... ve davalı ...Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre, dava konusu iş kazası nedeniyle görülen ceza davasında karara esas kusur raporu, Kurum müfettişi tarafından düzenlenen teftiş raporu ile taraflara verilen kusur oranları ve dosya içerisine alınan kusur raporlarından karara esas alınan kusur raporu arasında çelişki bulunduğu anlaşıldığından, Mahkemesince dava konusu iş kazası ile ilgili olarak hak sahiplerinin açtığı bir tazminat davası olup olmadığının araştırılarak varsa dosya içine celbi ile o dosyada bulunan kusur raporunun da temini ile oluşa uygun ve kusur raporları arasındaki çelişkiye giderecek, konusunda uzman bilirkişilerden yeniden bir kusur raporu alınarak kusur oranlarının tespiti ve sonrası tarafların sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi için 5510 sayılı Kanun'un 21/1 ve 21/4. maddesindeki düzenlemeye uygun şekilde hazırlanmış hesap raporuna göre bir karar verilmelidir.
.." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 275.842,19 TL ilk peşin sermayeli gelirin davalılardan (... yönünden teselsüle dayalı sorumluluk tutarı 174.216,12 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) 28.12.2015 tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın kabulü gerektiğini beyan etmektedir.
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, sigortalının işverenin kusuru neticesi değil iş kazası sonucu değil trafik kazası nedeniyle vefat ettiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacı Kurumun sigortalının hak sahiplerine bağladığı gelir için müvekkiline rücu etmesinin mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sornucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. Maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... ve davalı ...Ş. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.