MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulü
2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; mahkeme kararının davalılardan ... Tarım İnşaat ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne, ... İnşaat Nakliyet Hafriyat Tarım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye, dahili davalılardan ... ve ...'a usulüne uygun tebliğ edilmediği belirlenmiştir.
Bu kapsamda;
1- Davalı ... Yağ Tarım İnşaat ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ve ... İnşaat Nakliyet Hafriyat Tarım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye gerekçeli kararın doğrudan doğruya Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebliğinin usulüne uygun olmadığının belirlenmesi karşında; Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri ile 25.01.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelik Hükümleri gözetilmek suretiyle öncelikle, Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı şirketlerin salahiyeti de araştırıldıktan sonra, tespit edilecek güncel adresinde, sonra şirketin yetkili temsilcisine, bu kişilerin de bulunmaması halinde bu hususların tebliğ evrakına yazılarak tebligatın o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılacağı hususu dikkate alınarak Tebligat Kanunu’na uygun olarak normal tebligat yapılması, yeni sevk adresi varsa o adrese, tebligatın iade gelmesi, tebligat yapılamaması, iade zarfında yeni bir adres tespit edilememesi durumunda, Ticaret Sicil Memurluğundan gelen ticari sicil adresine usulüne uygun tebliğinin sağlanması (Tebligat Kanunu 35. maddesine göre),
2- 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”
Yine, 6099 sayılı Kanun'un 5. maddesi 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”
Yine, 6099 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
Dosyada, gerekçeli kararın temyiz talebinde bulunmayan dahili davalılardan ... ve ...'a davalı şirketlerin adresi olan "... Köyü Ödemiş/İzmir" adresinde komşusuna haber bırakılmak suretiyle muhtar ... imzasına tebliğ edildiği, kayıtlı mernis adreslerinin ise farklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle usulüne uygun ve denetime elverişli bir tebliğ yapıldığı kabul edilemeyeceğinden gerekçeli kararın dahili davalı gerçek kişiler ... ve ...'ın mernis yerleşim yeri adreslerine açıklanan düzenlemeler gereğince usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı HMK’nın 366. ve 346. maddelerindeki prosedür işletildikten sonra dosyanın dairemize gönderilmesi gerekmektedir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,
11.03.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.