MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
DERECE MAHKEMESİ: Turhal 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 21.06.2021 tarihinden, iş sözleşmesini iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle haklı olarak feshettiği 15.12.2021 tarihine kadar imalat işçisi olarak çalıştığı, davacının 31.08.2021 tarihinde imalat makinesinin temizliğini yaparken makinenin etrafında koruma bulunmaması ve iş yerinde bulunan makinelerin tek bir bağlantıda toplanarak tek bir düğme ile çalıştırılması sebebiyle iş kazası geçirdiği, meydana gelen kazada davacının sol el parmağı ve sol el el yüzük parmağı ile birlikte ilk eklem yerlerinden koptuğu, davacının işten çıkarılma korkusuyla hastanede el testeresi ile kaza geçirdiğini beyan ettiği, davalı işverenin kanun gereğince iş sağlığı ve güvenliği konusunda ki önlemleri almadığı, iş sağlığı ve güvenliği hususunda gerekli olan eğitimleri vermediği, meydana gelen iş kazasında davalı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunulmadığı iddiasıyla davacının geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğu, davacının 31.08.2021 tarihinde vuku bulduğunu iddia ettiği kaza olayının Kurum tarafından araştırıldığı, tahkikatın halen devam ettiği, Kurum tarafıdnan ilgili kazanın iş kazası olarak değerlendirilebilmesi için kurumlarına bildirim yapılması gerektiği, Kurumlarına böyle bir bildirimin yapılmadığının dava dilekçesinde belirtildiği, iş kazasının Kuruma bildirilmemesi halinde tespitinin mümkün olmadığı, açılan davayı bu yönüyle kabul etmedikleri, kazanın iş kazası olduğunu kabul etmedikleri savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü sürü yönünden reddinin gerektiği, davaya konu kazanın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceği, söz konusu kazanın davalının iş yerinde ve davalı tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle gerçekleşmediği, kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu kazanın iş kazası olduğu kabul edilse dahi davalının iş sağlığı ve güvenliği açısından gerekli tüm tedbirleri aldığı, herhangi bir kusurunun bulunmadığı, iş kazasına neden olduğu iddia edilen makinenin arızasının bulunmadığı, korumasının bulunduğu ve kontrollerinin düzenli olarak yapıldığı, davacının davalı bünyesinde çalıştığı dönemde iş güvenliği hususunda gerekli tüm eğitimleri aldığı, kazanın davacının dikkatsiz davranışları sonucu meydana geldiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacı iş kazasının tespitini talep etmiş olup dosyaya ibraz edilen ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 15.08.2022 tarih ve 2022/B.K.-413663/095 sayılı raporunda davacının 31.08.2021 tarihinde geçirdiği kaza olayı sigortalının işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla meydana geldiğinden, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesi ilk fıkrası (a) ve (b) bendi uyarınca iş kazası olduğuna karar verildiği, bu nedenle davanın konusunun ortadan kalktığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tahkikat devam ederken sonucunu beklemeden dava açtığı, Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.