MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/4 E., 2025/665 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/346 E., 2023/322 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigorta başlangıç tespit davalarında Kurumun davalı olarak gösterilmesi gerektiğini, yetkili yerin Ankara Mahkemeleri olduğunu, arabulucuya gerek olmadığını, davacının 16.11.1998'de davalı firmada çalışmaya başladığını ancak sigortada başlangıcın 08.11.2004 olarak gösterildiğini, işverence sigortalı bildiriminin yapılmadığını, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabileceğini, dava konusu dönemde iş yerinden verilmiş bildirge olmadığını, 19.04.2023 tarihli dilekçe ile de; sekreter olarak çalıştığını, 19 99... . dönem bordrosunda adının yer aldığını belirterek, davacının 16.11.1998'de 1 günlük sigortalı çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru dava şartından bahsederek davanın ispatlanması talebinde ve yetki süre husumet itirazından bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, cevap sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin 16.11.1998 tarihinde davalı şirkette çalışmaya başladığını, müvekkili çalışmaları kapsamında davalı işveren tarafından bildirim yapılmadığını, işbu davada hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığını, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hak düşürücü süre yönünden de hatalı değerlendirme yapıldığını, Mahkemece tanıkların dinlenilmediğini, yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvurucu harcı ve aşağıda yazılı harcın ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.