MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2736 E., 2025/646 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/303 E., 2022/109 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.04.20 13... .04.2018 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, ancak sigorta primlerinin davalı şirket tarafından ödenmediğini belirterek söz konusu tarihler arasında hizmetlerinin ve ücretlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumun yaptığı işlemlerde Kanun'a ve hukuka aykırı bir durumun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
''1-Davanın kabulü ile
A-Davacının davalıya ait ... sicil numaralı işyerinde;
23.04.2013 - 30.05.2013 tarihleri arasında günlüğü 33,88 TL brüt ücret ile 37 gün,
01.06.2013 - 30.12.2013 tarihleri arasında günlüğü 43,20 TL brüt ücret ile 210 gün,
01.01.2014 - 30.08.2014 tarihleri arasında günlüğü 42,88 TL brüt ücret ile 240 gün,
01.09.2014 - 30.12.2014 tarihleri arasında günlüğü 52,21 TL brüt ücret ile 120 gün,
01.01.2015 - 30.08.2015 tarihleri arasında günlüğü 51,75 TL brüt ücret ile 240 gün,
01.09.2015 - 30.12.2015 tarihleri arasında günlüğü 65,74 TL brüt ücret ile 120 gün,
01.01.2016 - 30.08.2016 tarihleri arasında günlüğü 64,18 TL brüt ücret ile 240 gün,
01.09.2016 - 30.12.2016 tarihleri arasında günlüğü 87,49 TL brüt ücret ile 120 gün,
01.01.2017 - 30.12.2017 tarihleri arasında günlüğü 87,04 TL brüt ücret ile 360 gün hizmet akdi ile çalıştığının tespitine,
B-Hizmet tespiti istenen 01.01.2018-27.04.2018 tarihleri arasındaki dönemin SGK'ya bildiriminin yapılmış olması nedeniyle bu dönem yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,'' dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süre yönünden itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, Kurum Kanun gereği feri müdahil olup, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden de kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
1. Hizmet tespitine yönelik Mahkemece verilen karar yerindedir.
2. Prime esas kazancın tespitine yönelik verilen karar da ise karar eksik incelemeye dayalıdır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un “Prime Esas Kazançlar” başlıklı 80. maddesinin 1. fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77. ve 80. maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202. maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça veya temsilcisi tarafından verilen belgeler olduğu belirtilmiştir.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas- 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
3. Eldeki dosyada, davacı dava dilekçesinde belirttiği üzere çalıştığı dönemlerde, taahüt edilen ücretin Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler odasının belirlediği ortalama ücret olmasına rağmen kendisine eksik ödemeler yapıldığını, muhasebeciler için aylık ödenmesi gereken ortalama ücretler üzerinden aylık ücret durumunun hesaplanması gerektiğini belirterek prime esas kazanç tespiti talebinde bulunmuştur. Dosyada bulunan 08.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda prime esas kazancın hesaplanmasında TÜİK davacının konumunda bir çalışanın 2014 yılı Kasım ayı ortalama brüt ücretini 1.950,00 TL olarak bildirildiğini, bordro tanıkları ... ve ... davacının işten ayrılmadan önce net 2.000,00 TL ücret aldığını beyan ettiklerini, bu sebeplerle; davacının prime esas dönemsel ücretleri davacının dava dilekçesinde belirttiği talep miktarları göz önünde bulundurularak ve davacı talepleri aşılmamak üzere asgari ücretin oranlaması yolu kullanılarak hesaplama yapıldığını belirtmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde; Mahkeme ilamında günlük kazançlar hesaplanmak sureti ile verilen hüküm senetle ispat sınırının üstünde kaldığından davacının iddiasının ispatı için yazılı delil gerektiğinden bu konuda herhangi bir yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'u gereği davacının davasının tanık ile ispatı mümkün değildir. Bu nedenle yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.