MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2957 E., 2025/541 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/749 E., 2019/66 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve davalılar ... İnş. San. ve Tic. AŞ. ... İnş. San. Turizm ve Tic. AŞ., ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, kazalı sigortalının geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasıyla 10000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Davacı vekili 04.01.2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 80.906,51 TL’ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli ve 2016/749 E.-2019/66 K. sayılı kararıyla;
"1-Hesaplanan 80.906,51 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.01.2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Olayın oluş şekli tarafların kusur oranları, davacıların olaydan duyduğu elem ve üzüntü ile sosyal ve ekonomik durumlarıyla hak ve nesafet kuralları da dikkate alınarak davacı için 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.01.2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli ve 2016/749 E.-2019/66 K. sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2020 tarihli ve 2019/1967 E.-2020/1919 K. sayılı kararında özetle; Sosyal Güvenlik Kurumunun 08.09.2016 tarihli ... sayılı raporu ile 10.01.2015 tarihinde davacının ... Adi Ortaklığının Şile Ağva yol inşaatında iş kazası sonucu yaralandığına dair rapor düzenlendiği, kazanın meydana gelmesinde ... Yapı ve ana işveren ... Adi Ortaklığının müteselsilen sorumlu olduklarının davacının kazanın meydana gelmesinde ağır kusuruna rastlanmadığının kaydedildiği, rapor ekinde kaza sonrası alınan ifadeler ve davacıya ait sağlık kurulu raporlarının mevcut olduğu, peşin sermaye değerini belirtir hesap dökümünün gönderildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu bölge Sağlık Kurulunun 15.04.20 16... sayılı Kararı ile davacının sürekli iş göremezlik derecesinin % 52,73 olarak belirlendiği aynı zamanda 08.09.2017 tarihinde 3184 sayılı Karar ile SGK Sağlık Kurulundan davacının sürekli iş göremezlik oranının % 52,73 olduğuna dair yeniden rapor alındığı, inşaat mühendisi bilirkişinin 07.04.2018 tarihinde kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz olduğu, davalılar ...'nın %40 diğer davalının %60 kusurlu olduğuna dair ve davalıların müştereken %100 oranında kusurlu olduğuna dair rapor düzenlediği ve raporun SGK inceleme raporundaki bilgi ve belgeler ile dosyadaki tüm delillere göre düzenlendiği ve denetime imkan sağlar nitelikte olduğu kıyas ve değerlendirmenin Mahkemenin taktir ve yetkisinde olduğu, ilk derece Mahkemesinin bu kıyas ve değerlendirmeyi yaparak davalıların kusur konusundaki itirazlarının reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, kusur tespitini takiben tazminat miktarının hesabı bakımından dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, maddi tazminat miktarının dosyadaki delillere, SGK'nın peşin sermaye değeri tablosu dikkate alınarak bilimsel verilere göre hazırlanıp denetime imkan sağladığı, davacının davalı ... (...-...-... İnşaat A.Ş.)'nin yol inşaatında alt işveren olan ... Yapının SGK kayıtlı işçisi olarak mikser şoförlüğü yaptığı sırada beton boşaltma sırasında tünel içinde meydana gelen patlama neticesinde yaralandığı, her iki davalının tüm dosya kapsamı SGK inceleme raporu ve bilirkişi raporlarına göre kusur ve sorumluluklarının bulunduğu, istinaf sebeplerine konu yapılan tüm konuların yargılama sırasında irdelenip İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinde değerlendirildiği, manevi tazminat miktarının kazanın meydana gelişi, kusur oranları ve davacının %52,73 oranında maluliyet oranı dikkate alındığında günün ekonomik koşullarını davacının sosyal ve ekonomik durumuna, hak ve nesafet kurallarına uygun olduğu kanaatine varılarak davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesine göre esastan reddine, davalı ... (...-...-... İnşaat A.Ş.) vekilinin manevi tazminat yönünden tayin edilen vekalet ücretinde müvekkili şirketlerin ayrı ayrı belirtilmesi gerektiği yönünden itirazının ve davacı vekilinin reddedilen manevi tazminat miktarına göre davalılar lehine taktir edilen vekalet ücretinin davacı için taktir edilen vekalet ücretinden fazla olamayacağı yönündeki istinaf taleplerinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi genel hükümleri 10/2 maddesine göre reddedilen kısım için hükmedilen vekalet ücreti kabul edilen kısım için hükmedilen vekalet ücretinden fazla olamayacağından istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1-b-2 maddesine göre kabulüne, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilemesi gerektiği gerekçesiyle;
"1-)Davalı ... Yapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesine göre esastan reddine,
2-)Davalılar ... İnş. San. Turizm ve Tic. A.Ş., ... İnş. San. ve Tic. A.Ş., ... İnş. San. ve Tic. A.Ş., vekilinin ve davacı vekilinin katılma suretiyle istinaf talebinin kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesinin 2016/7 49... /66 Karar sayılı kararı kaldırılarak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesine göre yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3-)Davacının davasının kısmen kabulü ile
a-)Net 80.906,51 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.01.2015 tarihinden başlayacak yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b-)Kusur oranları davacının maluliyet oranı, sosyal ve içtimai durumu, hak ve nesafet kurallarına göre 80.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.01.2015 tarihinden başlayacak yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2020 tarihli ve 2019/1967 E.-2020/1919 K. sayılı kararının süresi içerisinde davalı ... Yapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.02.2024 tarih ve 2020/8516 E.- 2024/1856 K. ilamında özetle; "...Dosya kapsamından, davacı kazalı sigortalının ... unvanlı işverenliğin sigortalısı bulunduğu, ... tarafından yürütülen ... yolu .. yol kesimlerinin yapım işi kapsamında, mikser operatörü olarak çalıştığı, olay tarihinde tünel yapım işlerini üstlenmiş olan ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti. Firması tarafından tünelde yapılan patlatma esnasında patlamadan etkilenmesi (denge kaybı, işitme problemi) sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda meydana gelen olayın iş kazası olduğu, asıl işveren ... Adi Ortaklığının %45 oranında, alt işveren ... Yapının %55 oranında kusurlu olduğu ve kazalı işçinin kusurunun bulunmadığı yönünde görüş belirtildiği, işbu dosyada Mahkemece alınan 07.04.2018 tarihli kusur raporunda ise asıl işveren ... Adi Ortaklığının % 40 oranında, alt işveren ... Yapının %60 oranında kusurlu olduğu ve kazalı işçinin kusurunun bulunmadığının belirtildiği, anılan bu raporun tek kişi - İnşaat Mühendisi tarafından düzenlendiği ve Mahkemece bu raporun hükme esas alındığı ancak bahse konu raporda olayın meydana gelmesini önleme yönünden işverenin alması gerekli veya alabileceği önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususların ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı, Mahkemenin de bu rapor ile yetinerek SGK teftiş raporunda belirlenen kusur oranları arasındaki çelişkiyi gidermeksizin karar verdiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaylara ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının da dosya kapsamına getirtilerek - verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine konuyu incelettirmek, alınacak bu raporda davalı şirketler arasındaki ilişkiyi irdeleyerek, tarafların alması gerekli önlemlerin neler olduğunu, bu önlemlerin alınıp alınmadığını, nedenleri ile birlikte açıklayarak, dosyada mevcut tüm raporlar arasındaki çelişkiyi gidererek tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını ve aidiyetlerini - tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek (özellikle davacı tarafın temyiz yoluna başvurmadığının) bir karar vermekten ibarettir....Bu açıklamalar doğrultusunda Mahkemece yapılacak iş, davacının iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranını yukarıda açıklanan usule göre kesinleştirmek, kesinleşecek bu sürekli iş göremezlik oranını dikkate alarak, sonucuna göre dosyada kabul edilen %52,73 oranından daha az miktarda bir sürekli iş göremezlik oranı tespiti halinde, bu oranı Mahkemece hükme esas alınan ve davacının temyiz itirazı olmadığı için temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış hakkın dayanağını oluşturan 21.09.2018 tarihli hesap raporuna uygulamak, işbu raporda esas alınan bilinen (işlemiş) devre tarihini ileri çekmemek, kesinleşen bu sürekli iş göremezlik oranından bağlanacak gelirin rucuya kabil kısmını da bu raporda hesap edilecek tazminattan tenzil etmek suretiyle davalının sorumlu olduğu maddi tazminatı belirlemek ve oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir... " gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, kusur oranlarının tespiti açısından bilirkişi raporu alındığı, alınan bilirkişi raporunda bozma ilamı öncesinde belirlenen kusur oranlarını doğrular nitelikte bilirkişi raporu sunulduğu, alınan raporun hükme ve denetime elverişli olarak değerlendirildiği, maluliyet oranının tespiti açısından bir kısım davalılar tarafından açılan İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin 2022/211 Esas no.lu dosyasında görülen ve 2024/446 Karar no.lu ilam ile davacı ...'ın 11.01.2015 tarihinde maruz kaldığı iş kazası nedeniyle ATK 2. Üst Kurulunun 14/03/2024-844 Karar no.lu ilamına dayanılarak; meslekte kazanma gücü kaybı oranının %66.0 olarak tespit edildiği, ancak davacı tarafça daha önce tespit edilen maluliyet oranına itirazda bulunulmadığı bu nedenle davalı taraflar lehine usulü müktesep hak oluştuğu değerlendirilerek, noksanlıkların da ikmal olması nedeni ile Sosyal Güvenlik Kurumunun 08.09.2016 tarihli ... sayılı Raporu ile 11.01.2015 tarihinde davacının Şile Ağva yol inşaatında iş kazası sonucu yaralandığı, bu nedenle uğradığı kaybın tazmini yönünden Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda hüküm kurmak gerektiği gerekçesiyle;
"1-)a-Davalı ... Yapı İnşaat Gıda Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf talebinin HMK. 353/1-b-1 maddesine göre esastan reddine,
...
3-)İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesinin, 21.02.2019 tarih ve 2016/749 Esas - 2019/66 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK.'nın 353/1-b/2. bendi gereğince kaldırılmasına,
a-Davacının davasının kısmen kabulü ile
b-Net 80.906,51 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.01.2015 tarihinden başlayacak yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
c-Kusur oranları davacının maluliyet oranı, sosyal ve içtimai durumu, hak ve nesafet kurallarına göre 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.01.2015 tarihinden başlayacak yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararda istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapıldığından bahisle bir kısım davalılar ... İnş. San Turz. ve Tic. A.Ş., ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ve ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. lehine 32.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesinin hatalı olduğunu,
b. Daha önce verilen kararın taraflara tebliğ olunduğu ve davalı taraflardan ... İnş. San Turz. ve Tic. A.Ş., ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ve ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından herhangi bir temyiz başvurusu yapılmadığını,Yüksek Mahkemece verilen nihai kararın bu davalılar yönünden kesinleştiğini, bu nedenle bozmadan sonra davalı ... Ortaklık şirketleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar ... İnş. San Turz. Ve Tic. A.Ş., ... İnş. San. ve Tic. AŞ. ve ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Kurulca belirlenen meslekte kazanma gücü kaybı oranının fahiş olduğunu,
b. Dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin hiçbir kusurunun bulunmaması nedeni ile müvekkili şirkete yükletilen kusur oranını kabul etmediklerini, dava konusu iş kazasından diğer davalı ... Yapının sorumlu olduğunu,
c. Davacının talep ettiği alacak miktarının zamanaşımına uğradığını,
d. Manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
1-Davalılar ... İnş. San Turz. ve Tic. A.Ş., ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ve ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması 6100 sayılı HMK.'nın 114/1-h maddesinde de belirtildiği üzere dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile Mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir.
2.Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2020 tarihli ve 2019/1967 E.-2020/1919 K. sayılı kararının davalı ... Yapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27.02.2024 tarih ve 2020/8516 E.- 2024/1856 K. sayılı kararıyla, kusur oranını tespit eden denetime elverişli kusur raporu alınması ve sürekli iş göremezlik oranının kesinleştirilmesi yönünde oluşturulan gerekçe ile bozulduğu anlaşılmıştır.
3.Bozmaya uyan Mahkemece, önceki kararında hükmedilen tazminat miktarlarında bir değişiklik olmaksızın karar verdiği, böylelikle önceki kararı temyiz etmeyen davalılar ... İnş. San Turz. ve Tic. A.Ş., ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ve ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. yönünden, kararda bir değişikliğe gidilmediği gözetildiğinde, işbu davalılar vekilinin iş bu hükme karşı temyiz başvurusunda bulunmasında hukuki yarar bulunmadığından temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2021 tarih, 2021/2-96 Esas, 2021/205 Karar sayılı kararında işaret edildiği üzere; temyiz kanun yolu sonucu verilen Yargıtayın bozma ilamından sonra yapılacak yargılama açısından; İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin her ikisinin de artık sadece hüküm Mahkemesi olduğu, her iki Mahkemenin de bozma doğrultusunda yargılama yaparak bir karar vermek zorunda bırakıldıkları, kanun koyucu tarafından her iki Mahkeme arasında verilen paralel kararlara karşı doğrudan temyiz yönteminin benimsenmiş olması nedenleriyle bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin, Kanun yolu denetim Mahkemesi yetkisinden söz edilemeyeceği tartışmasızdır.
3. HMK.’nın 373. maddesinde, Yargıtayın temyiz kanun yolu incelemesi neticesinde verdiği bozma ilamı sonrasında yargılamanın alt Mahkemelerden hangisi tarafından yapılması gerektiği hususunda ki ayrım; Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı verip vermediği noktasında, başka bir ifade ile Alt Derece Mahkemeleri kararlarının birbirleri ile paralel olup olmamasına göre düzenleme altına alınmıştır. Bu noktada, temyiz kanun yolunda bir karar verildikten sonra İlk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi sadece birer hüküm mahkemesi hâline gelmiş olup, bölge adliye mahkemesinin denetim mahkemesi yetkisi kalmamıştır. Diğer bir ifadeyle, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi arasında bir fark bulunmamaktadır. Buradan hareketle; AÜTT Genel Hükümleri uyarınca bölge adliye mahkemelerinin istinaf yolu incelemesine ilişkin “duruşmalı işler” tanımlamasından, Yargıtay bozmasından sonra alt derece hüküm mahkemesi olarak HMK.’nın 373/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak yaptığı duruşma değil, HMK.’nın 353. maddesinde belirtilen hâller dışında istinaf Kanun yolu incelemesini duruşmalı olarak yapması gereken işlerden bahsedildiği hususu tartışmasızdır.
3.Yapılan açıklamalar çerçevesinde; 5235 sayılı Kanun uyarınca Bölge Adliye Mahkemelerinin denetim ve hüküm mahkemesi sıfatların haiz adli yargı İkinci Derece Mahkemeleri olduğu, İlk derece mahkemesi kararlarına karşı tarafların itirazları doğrultusunda istinaf yolu incelemesi görevini yerine getirirken istinaf başvurusunun esastan reddi veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dâhil denetim ve hüküm mahkemesi olarak gerekli tüm kararları verebileceği, ancak ilk derece mahkemesi kararına müdahale ettiği noktalarda Yargıtay’ın bozma kararı vermesi durumunda dosyanın karar verilmek üzere bölge adliye mahkemesine gönderildiği, bu noktada bölge adliye mahkemesinin alt derece hüküm mahkemesi olarak ilk derece mahkemesiyle aynı sıfatla yargılama yaptığı, denetim görevini kullanmadığı, temyiz incelemesi sonucunda verilen Yargıtay bozma ilamına yönelik karar vermek üzere alt derece hüküm mahkemesi olarak hukuki dinlenilme hakkı kapsamında aynen ilk derece mahkemesi gibi duruşma açmak zorunda olduğu, açılan bu duruşmada istinaf yolu incelemesi yapmadığı anlaşılmakla taraflar lehine duruşma vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
4. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
5. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek hüküm bozulmalıdır.
6.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Davalılar ... İnş. San Turz. ve Tic. A.Ş., ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ve ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz dilekçelerinin hukuki yarar yokluğundan reddine,
2.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesinin 18/03/2025 tarih ve 2022/2957 E-2025/541 K. sayılı ilamında duruşma vekalet ücretinin tespit edildiği hükmün 4. fıkrasının tamamen silinmesine;
"4-)1-a-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapıldığından (birden fazla duruşmalı) davacı lehine AAÜT gereğince 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Yapı İnşaat Gıda Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
b-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapıldığından (birden fazla duruşmalı) bir kısım davalılar ... İnşaat Turizm Ticaret A.Ş., ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., lehine AAÜT gereğince 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalılara verilmesine," sözcüklerinin çıkarılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.