MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2952 E., 2024/1206 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/414 E., 2021/430 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 04.10.1989 tarihinden itibaren Demirçevre Kanalizasyon inşaatı işinde çalıştığını, 32814.03 sicil numaralı bu işyerinden işe giriş bildirgesinin verildiğini, ancak bu hizmetlerine ait dönem bordroları verilmediğinden sigortalı hizmet başlangıcı olarak sayılmadığını” ileri sürerek müvekkilinin 04.10.1989 tarihinde bir gün çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücü süreye maruz kaldığını, işe giriş bildirgesinin varlığının çalışmanın gerçek ve fiili olduğunun kanıtı olmadığını, hizmet belgelerinin verilme yükümlülüğünün işverene ait olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Dahili davalı işveren vekilinin cevap dilekçesinde, işverenin 1989 yılında Demirçevre Köyünün kanalizasyon işini yapıp bitirdiğini, SGK’dan ilişiksizlik belgesini alarak teminat iadesi aldığını, davacının işe giriş bildirgesinin verilip bordrosunun verilmemesinin mümkün olmadığını, davanın Kurum işleminden kaynaklandığını, hasım gösterilemeyeceklerini ” ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının dahili davalıya ait iş yerinde 04.10.1989 tarihinde 1 gün asgari ücretli sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 04.10.1989 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın kuşku bırakılmayacak şekilde ispatlanamadığını, Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 6, 9, 6, 79, 108. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına davalı ... ünvanlı işverenin .... sicil. no.lu işyerinden 04.10.1989 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, anılan işyerinin Demir çevre köyü kanalizasyon inşaatı işi mahiyetinde olup 07.07.1989-09.08.1990 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, işyerine ait dava konusu 1989 yılında hiç dönem bordrosunun verilmediğinin bildirildiği, Jandarma marifetiyle yapılan araştırmada komşu işyerine rastlanılmadığı, başkaca komşu işyeri araştırması yapılmadığı, dönemin muhtar aza vs. nin de tespit edilemediği, iki davacı tanığının dinlendiği, öte yandan davacının askerlik döneminin 27.08.1989-27.02.1991 tarihleri arasında olduğunun dosyaya kazandırılan terhis belgesinden anlaşıldığı, böylelikle davacının çalışmasının askerlik dönemi içinde kaldığı ancak Mahkemece bu hususun araştırılmadığı böylelikle Mahkemece anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre, davacı adına 04.10.1989 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden, 04.10.1989 tarihinde (1) gün çalışmasının tespitini istemiş olmasına karşın 27.08.1989-27.02.1991 tarihleri arasında ise askerlik vazifesini yerine getirmiş olduğu, askerlik dönemi içinde aldığı izin tarihleri belirtilmeksizin toplam 36 gün izin kullanmış olduğu terhis belgesinde belirtilmiş olduğundan, dava konusu talebin askerlik dönemi içinde kaldığı anlaşılmakla, Mahkemece, davacının askerlik izin dönemi de irdelenmek suretiyle yöntemince bu husus araştırılmalı, eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenmeli,bu kapsamda dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri ve kayda geçmiş çalışanlarının, vergi dairesi, SGK ve belediye aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak,sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, komşu işyeri ve çalışanları yada diğer işyeri çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının askerlik dönemi içinde kalan çalışmasının fiili olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.